MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, Türk vatandaşı iken yaptığı hizmetlerini borçlanma hakkı olduğunun kabulüne, borçlanma talebinin geçerli olduğuna ve Türkiye hizmet başlangıcının ... Sigorta sistemine girdiği tarih olması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının yurt dışı borçlanma talebini reddeden Kurum işleminin iptali, davacının talep tarihinde Türk vatandaşı olma koşulu aranmaksızın yurt dışında geçen süreyi borçlanma hakkı bulunduğunun, borçlanma bedelinin başvuru tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1970 olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının Türk vatandaşlığından çıkmadan önce yurtdışında geçen 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanmaya esas süreleri borçlanabileceğinin tespitine, ... Sigorta sistemine girdikten sonra 18 yaşını doldurduğu tarihin Türkiye hizmet başlangıcı sayılmasına ilişkin istem yönünden davanın ayrılarak mahkemenin başka bir esasına kaydı ile bu esas üzerinden yürütülmesine karar verilmiş ise de borçlanma bedelinin başvuru tarihine göre belirlenmesi istemi hakkında hüküm kurulmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın 297/2.maddesine göre "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."
Somut olayda, davacının borçlanma bedelinin başvuru tarihine göre belirlenmesi istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.