MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışında sigorta giriş tarihi olan 21/03/1983 tarihinin Türkiye'de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüyle, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, davacının yurt dışındaki sigortalılığı nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 21.03.1983 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Kanun'un 60/G ve 5510 sayılı Kanun'un 38. maddelerine göre sigortalılık başlangıç tarihi 18 yaşın ikmal edildiği tarih ise de 506 sayılı Kanun'un Geçici 54 ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddelerine göre 01.04.1981 tarihinden önceki eylemli çalışma başlangıcının "18 yaşın ikmali koşulu aranmaksızın" ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü gerekir.
Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 120 ve 5510 sayılı Kanun'un 57.maddelerine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı Kanun ve mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Kanun ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna göre ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının ise nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas alınır.
01.04.1981 ve sonrasındaki bir tarihte yurt dışında sigortalı olarak çalışmaya başlayan bir kişinin bu tarihte 18 yaşını ikmal edip etmediği yine bu tarihteki doğum tarihine göre belirleneceğinden çalışmaya başladığı tarihten sonra yapılacak doğum tarihi düzeltmeleri sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinde dikkate alınmaz.
Somut olayda, 21.03.1965 doğumlu davacının Almanya'da 20.01.1983 tarihinden itibaren fiili (eylemli) çalışması bulunmakta ise de 10.08.2005 tarihinde yapılan idari kayıt düzeltmesi ile 21.05.1965 olan olan doğum tarihinin 21.03.1965 olarak düzeltildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanun'un 120 ve 5510 sayılı Kanun'un 57.maddelerine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında 21/05/1965 tarihinin esas alınması gerekir.
Mahkemece, davacının yurt dışındaki sigortalılığı nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 21.05.1983 olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davacının doğum tarihinde yapılan düzeltme gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine,
"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacının yurt dışındaki çalışması nedeniyle ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihinin "21.05.1983" olarak tespitine, fazla istemin reddine,
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, davacının peşin yatırdığı başvuru ile karar ve ilam harcının kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kısmen kabulü nedeniyle 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kısmen reddi nedeniyle 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 42,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre takdiren 40,00 TL 'lik bölümünün davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Artan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde yatıran tarafa iadesine, " rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 27.12.2013 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.