MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 01/12/2006 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 2926 Sayılı Yasaya göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu tespitini istemiştir.
Mahkeme, davanın kabulüne, davacının 01.06.2006 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 19.04.2011 tarihinde davalı kurum tarafından tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, teslim ettiği ürünlerden 30.11.2006 tarihinde ve 2007, 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında prim kesintisi yapıldığı, 18.04.2000-15.11.2011 tarihleri arasında ziraat odasına kayıtlı olduğu, 506 sayılı Kanun'un 85. maddesi uyarınca 01.07.2002 tarihinde isteğe bağlı sigortalılığının başladığı ve 15.12.2011 tarihinde de 506 sayılı Yasa uyarınca çalışmalarının başladığı anlaşılmaktadır.
HMK‘nun 26. maddesi gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçları ile ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. HMK'nun 297. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bunun yanında hakim somut olayın özelliğine göre infazda duraksamaya yer bırakmayacak biçimde karar yazma durumundadır.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde, 01.12.2006 tarihinden tescil tarihine kadar tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitini istediği, 01.06.2006-01.12.2006 tarihleri arasına ilişkin bir talebi bulunmadığı, halde HMK 26. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle ayrıca infazda tereddüt yaratacak biçimde ve davacının isteğe bağlı sigortalılık süresi araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus da araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.