MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan İşverene ait işyerinde Eylül 2002-08/05/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum ve davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 2002 yılı Eylül ayından 28.02.2009 tarihine kadar davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 03.06.2005-08.05.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı işyerinde 08.05.2006 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin verildiği, 08.05.2006 tarihinden 28.02.2009 tarihleri arasında eksiksiz olarak hizmetinin bildirildiği, davalı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarının geldiği, imzalı ücret bordrosunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesidir. Anılan maddede, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen ve çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı işyerinden davacının 08.05.2006 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesi verildiği ve davacının işe giriş bildirgesinden önceki çalışmasının tespitini istediği anlaşılmaktadır. Davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarihten önceki çalışmalarının bildirgenin verildiği tarihi de kapsar şekilde kesintisiz devam etmesi halinde, işe giriş bildirgesinin verildiği tarihin öncesindeki çalışma bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Yapılacak iş, davanın reddedilen kısmı bakımından işin esasına girilerek, çalışmanın kesintisiz devam ettiğinin ortaya çıkması halinde hak düşürücü sürenin geçmeyeceğini göz önünde bulundurarak, anılan çalışmanın blok halinde gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmak, bunun için ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, beyanı alınan tanıkların davalı işyerinde çalıştıklarının denetimini sağlamak bakımından hizmet cetvellerini getirtmek, davalı işyerindeki bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmemesi halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hiç bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının ve davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine
05.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy