MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/03/1986-01/12/1996 tarihinden dava tarihine kadar zorunlu SSK'lı çalışmaları dışında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, tespit edilen sigortalılığının iptal edilemeyeceğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01/03/1986-01/12/1996 tarihleri arasında zorunlu SSK'ya tabi toplam 20 günlük sigortası çıktıktan sonra kalan sürede tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacının 01/03/1986-29/12/1992 tarihleri arasında 1989 yılına ait 15 günlük zorunlu SSK hizmeti çıktıktan sonra kalan sürede tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve bu sürenin iptal edilemeyeceğine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
HMK 323. maddesi uyarınca; yargılama giderleri; "celse, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler, keşif giderleri, tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler, vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama sırasında yapılan diğer giderlerden" oluşur. HMK 326. maddesinde; yargılama giderlerinden aleyhine hüküm kurulan tarafın sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmek suretiyle düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına bir bent olarak "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi nazara alınarak takdiren 1.200.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy