MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/03/1986 - 26/04/2011 tarihleri arasında SSK sigortalılığı dışında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1- Davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının 01/03/1986-26/04/2011 tarihleri arasındaki; 1986/1. döneminden 30 gün, 1987/2. döneminden 15 gün, 1988/2. döneminden 37 gün, 1991/2. döneminden 35 gün, 1993/1. döneminden 5 gün, 1993/2. döneminden 17 gün, 1993/3. döneminden 2 gün, 1994/2. döneminden 11 gün, 1994/3. döneminden 33 gün, 1997/2. döneminden 10 gün, 1999/2. döneminden 2 gün, 2001/3. döneminden 14 gün olmak üzere toplam 211 günlük zorunlu SSK'lı sigortalılık süresi hariç, kalan süredeki 2926 Sayılı Yasaya tabi tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tesbitine dair verilen kararı Dairemizin 06.12.2011 tarihli 2011/15943 Esas 2011/12556 Karar sayılı ilamıyla "...Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi olup anılan maddede; Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü
uygulanır. Somut olayda, davacı ile davalı Kurum arasındaki uyuşmazlık davacının 01.03.1986 ile 26.04.2011 tarihleri arasında sigortalılık şartlarının bulunup bulunmadığı konusunda değil prim borcu bulunması nedeniyle 01.03.1986 tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulmuş olmasından çıkmıştır.
Yapılacak iş; davacının 26.04.2011 tarihinde yaptığı başvuru üzerine prim borcunun yapılandırılma talebinin kabul edilip edilmediğini durdurulan sigortalılığının yeniden başlatılıp 01.03.1986-26.04.2011 tarihleri arasında sigortalı sayılıp sayılmadığı sorularak, talebi kabul edilmiş ve 01.03.1986-26.04.2011 tarihleri arasında sigortalı sayılmış ise konusu kalmayan dava konusunda karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ihya talebi kabul edilmemiş ise davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu süre belirtilerek davacının 6111 sayılı Yasanın 16.maddesinden yararlanabileceğinin tespitine karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...."gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmasına rağmen davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerde hükmün vekalet ücretine ilişkin 3. bendi tamamen silinerek yerine “Davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,“ sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy