MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan ... A.Ş. vekili ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalı ... vekilinin tüm davalı ... A.Ş vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 23.10.1996 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının haksahibi anne ve babasının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı anne için 10.787,36TL maddi tazminatın,davacı baba için ise 5.326,05TL maddi tazminatın davalılar ... A.Ş,...,... ve ... tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden,davaya konu 23.10.19960 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği,hükme esas alınan ve oluşa uygun bulunan 11.01.2010 tarihli kusur raporunda %50 oranında davalı ... A.Ş'nin, ayrı ayrı %15'er oranında dava dışı iki taşeron şirketin,%10 oranında davalı ...'nun,ayrı yarı %4'er oranında davalı ... ve ... ve yine ayrı ayrı %1'er oranında dava dışı ... ve ... kusurlu olduğunun açıklandığı,16.10.2000 tarihinde her bir davacı için ayrı ayrı 2.500,00'erTL miktarlı olarak açılan kısmi maddi tazminat davalarında müddeabihlerin 08.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı anne için 8.287,36 TL,davacı baba için ise 2.826,05 TL daha artırıldığı,ıslahen artırılan maddi tazminat kısımları için davalı ... A.Ş vekilince süresinde zamanaşımı def-i'nde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık bu tür davalarda gerek 818 sayılı B.K.’nun 125. maddesi gereğince gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146.maddesinde belirtilen 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır.Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir.
Hal böyle olunca, davacılar vekili tarafından,23.10.1996 tarihinde meydana gelen haksız fiile ilişkin maddi tazminat istemlerinin 08.11.2012 tarihinde ıslahen artırılması üzerine, süresi içerisinde davalı şirket ... A.Ş vekili tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'i'nin kabul edilerek ıslahen artırılan miktarlara ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, ıslahen istenilen miktarı da kapsar biçimde maddi tazminat talebinin tümünün kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı şirket ... A.Ş vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ... A.Ş.'ye iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'na yükletilmesine, 03.06.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.