MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren tarım Bağ -Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının 01/10/2006-13/02/2011 tarihleri arasındaki dönemde tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin talebi ile ilgili davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının 6111 Sayılı Yasadan yararlanma talebi ile ilgili davanın ise süresinde başvuru olmadığından reddine, davacı tarafından yapılan mahkeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,davalı tarafından yapılan 50,00 TL mahkeme masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda; davadan önce, davacının 01/10/2006-13/02/2011 tarihleri arasındaki dönemde tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin talebini reddeden Kurumun, dava devam ederken davacının talebi doğrultusunda işlem yaptığı ve davacıyı 01/10/2006-13/02/2011 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalı olarak tescil ettiği, buna göre davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkin davanın konusuz kaldığı, davacının 6111 sayılı Kanundan yararlandırılması ile ilgili talebinin de süresinde olmadığı görülmüştür.
HMK'nın 326. maddesinde; "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması halinde, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkemenin yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği," aynı Kanunun 331/1. maddesinde de; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği" belirtilmiştir.
Davacının, 01/10/2006-13/02/2011 tarihleri arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığı Kurumca kabul edilmediğinden, davacının bu döneme ilişkin tespit davası açmakta haklı olduğu, dava açılmasına sebebiyet verenin davalı Kurum olduğu, davacının 6111 sayılı Kanundan yararlanma talebi ile ilgili davasının ise süresinde başvuru olmadığından Mahkemece haklı olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
O halde, yargılama giderinin tamamının davacıya yükletilmesi ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
a) Hüküm fıkrasının yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 2. bendinin tamamen silinerek yerine; "Davacı tarafından yapılan mahkeme masrafının davacı, davalı tarafından yapılan mahkeme masrafının da davalı üzerinde bırakılmasına,"
b) Ayrı bir bent olarak "Yürürlükte bulunan tarifeye göre hesaplanan 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınıp davacıya verilmesine" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy