MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından başlatılan satış işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava; davacı ...'nin, Kuruma olan prim borçlarından dolayı haczedilen taşınmazlarının satış işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davaya konu satış işleminin tarihinin 30.10.2012 tarihi olduğu, bu tarihin geçtiği, buna göre, davanın konusuz kaldığı belirtilerek, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
HMK'nın 297. maddesi uyarınca; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektmektedir.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir nedenle dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek kalmıyorsa davanın konusuz kalması nedeniyle yargılamaya devam edilmesine gerek yoktur. Böyle bir durum söz konusu olduğunda Mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir.
Dava tamamen veya kısmen konusuz kalabilir. Davanın kısmen konusuz kalması halinde talebin diğer kısmı yönünden uyuşmazlık devam eder ve Mahkemece uyuşmazlığın devam ettiği talepler hakkında yargılamaya devam edilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2006 tarih ve 2005/10-766 E, 2006/16 K. sayılı kararı da aynı yöndedir)
Somut olayda; davacı Belediyenin, davalı Kuruma 2011/13248 takip numaralı dosya üzerinde takip edilen 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarına ilişkin 2.133.775,00 TL + 200.000,00 TL borcu olduğu, davalı Kurumun 4.1.2012 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazarak davacı Belediyenin taşınmazları üzerine haciz konulmasını talep ettiği, haciz işleminden sonra taşınmazların kıymetinin takdir edildiği, 19.10.2012 tarihinde 1. açık artırma, 30.10.2012 tarihinde de 2. açık artırma olacak şekilde gayrimenkul açık artırma ilanının yapıldığı ve üst yazılar ile ilanın ilgili yerlere gönderildiği, davacının dava dilekçesinde; satış işleminin tedbiren durdurulmasını talep ettiği, Mahkemece de, 10.10.2012 tarihli tensip zaptında satış işleminin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verildiği ve Kuruma yazı yazıldığı, Kurumun bu tedbir kararı nedeni ile satışı durdurduğu, ancak davacı Belediyenin gayrımenkulleri üzerindeki haciz ve buna bağlı olarak haczin kaldırılması davasının devam ettiği görülmüştür.
Görüldüğü gibi uyuşmazlık sona ermemiştir. Mahkeme, dava konusu olan davacıya ait taşınmazların el değiştirmesinin önüne geçmek için talep üzerine önlem olarak satış işlemini geçici bir şekilde durdurmuştur. Davalı Kurum, satış işleminin kaldırılmasına dair idari veya kazai bir karar alınmadığı sürece, tedbirin şartları ortadan kalktığı zaman, tekrar satış için karar almaya ve gereğini yapmaya her zaman yetkilidir. Mahkeme dava sonuna kadar satış işlemini durdurduğundan, kaldırılmasına ilişkin talep ile ilgili bir karar verilmediğinden, davanın sonuçlanmasından sonra davalı Kurumun tekrar satış kararı almasına engel bir hal yoktur.
Yapılacak iş; davacının haczedilen gayrımenkullerinin satış işleminin iptali talebi ile ilgili olarak, davanın esasına girmek ve davacı talebi ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar vererek, uyuşmazlığı sona erdirmektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 7.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy