MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/03/1999 tarihinden itibaren zorunlu SSK'lı çalışmaları dışında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.03.1999 tarihinden itibaren zorunlu SSK'lı hizmetleri haricinde 2926 SK uyarınca zorunlu Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespiti ve 6111 sayılı yasadan yararlandırılması istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin davacının 01.03.1999-13.02.2011 tarihleri arasındaki dönemde çakışan zorunlu SSK'lı hizmetleri haricinde 2926 SK uyarınca zorunlu Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı yasa’dan yararlandırılmasına ilişkin önceki kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve dava dilekçesindeki istem ve mevcut delil durumuna göre yapılan inceleme ile Dairemizce, “Somut olayda,davacının 01.03.1999 tarihinde resen sigortalılık tescili mevcut ise de 05.05.2003 tarihinde başlayan ve 447 gün, 7.10.2004 tarihinde başlayan 416 gün süren 506 sayılı Yasaya tabi çalışması bulunmaktadır. Davacının 506 sayılı Yasaya tabi 447 gün ve 416 günlük çalışması uzun sürelidir. 447ve 416 günlük uzun süreli SSK'ya tabi çalışması nedeniyle davacının tarımsal faaliyetinin kesintiye uğradığının kabulü gerekir. Anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, yeniden tarım bağ-kur sigortalılığının başlaması için ürün teslimi, prim kesintisi veya prim ödemesinin yapılması gerekmektedir. Davacının uzun süreli SSK'lı çalışması bittikten sonra, yeniden tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlayıp başlamadığının tespiti için, davacıdan herhangi bir ürün teslimi veya prim kesintisi bulunup bulunmadığı sorulup, yapılacak araştırmaya göre, varsa ilgili yerlerden kayıtlar getirtilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile talep edilen sürenin tamamın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” denilerek bozulmuştur.
Yerel Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile, davacının 01.03.1999-13.02.2011 tarihleri arasındaki dönemde çakışan zorunlu SSK’lı hizmetleri haricinde 2926 SK uyarınca zorunlu Tarım bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı yasadan yararlandırılmasına karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Yargıtay Bozma ilamına uyulmasına karar verildiği ancak bozma ilamında belirtildiği şekilde davacının uzun süreli SSK'lı çalışması bittikten sonra, yeniden tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlayıp başlamadığının tespiti için, davacıdan herhangi bir ürün teslimi veya prim kesintisi bulunup bulunmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Yapılacak iş; davacının uzun süreli SSK'lı çalışması bittikten sonra, yeniden tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlayıp başlamadığının tespiti için, davacıdan herhangi bir ürün teslimi veya prim kesintisi bulunup bulunmadığı sorulup, yapılacak araştırmaya göre, varsa ilgili yerlerden kayıtlar getirtilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara ve özellikle, anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy