MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 02/02/2005-01/04/2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 02/02/2005-01/04/2011 tarihleri arasındaki dönemde 2926 SK uyarınca zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile bu sürenin geçici 17. madde gereğince ihyasına ve 6111 sayılı yasadan yararlandırılması istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin 02/02/2005-01/04/2011 tarihleri arasındaki dönemde 2926 SK uyarınca zorunlu Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı yasa’dan yararlandırılmasına ilişkin önceki kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve dava dilekçesindeki istem ve mevcut delil durumuna göre yapılan inceleme ile Dairemizce, “Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa'nın 10. maddesine göre " sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye ve muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, pancar ekicileri istihsal kooperatifleri ve Birliği Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır." Mahkemenin, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde bulundurarak öncelikle nizalı dönemde anılan maddede belirtilen kayıtların olup olmadığını söz konusu kuruluşlardan, davacının ziraate elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını ilgili tapu idaresinden, özel idareden, belediyeden araştırmak, köy muhtarı ve azalar ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişilerin tanık olarak dinlemek, tarımsal kredi kullanıp kullanmadığını tespit etmek, ayrıca zabıta tahkikatı ile de araştırma yaptıktan sonra diğer bütün delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan sonuca gitmesi yerinde değildir.” denilerek bozulmuştur.
Yerel Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile, davacının 02/02/2005-01/04/2011 tarihleri arasındaki dönemde 2926 SK uyarınca zorunlu Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 Sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacın tarımsal faaliyeti nedeniyle 01/10/1998 tarihinde tarım Bağ-kur sigortalısı olarak tescil edildiği, 10/02/2005 tarihli işi bırakma formunda muhtar beyanında 02/02/2005 tarihinde faaliyetinin son bulduğunun bildirilmesine göre davalı Kurumca 02/02/2005 tarihi itibariyle tarım Bağ-kur sigortalılığının sona erdirildiği, davacının 29/12/2010 tarihli dilekçesi ile tarımsal faaliyetine hiç ara vermediğini belirterek 01/10/1998 tarihinden itibaren hizmet verilmesini talep ettiği ve 29/12/2010 tarihi itibariyle davacının yeniden girişinin yapıldığı, davacının 5 yılı aşan prim borcunun bulunması sebebiyle 01/10/1998 tarihi itibariyle geçici 17. madde geriğince sigortalılığının durdurularak 29/12/2010 tarihi itibariyle yeniden başlatıldığı, durumun 24/01/2011 tarihli yazı ile davacıya bildirildiği ve ihya edebileceği sürenin 01/10/1998-02/02/2005 arası olduğunun bildirildiği, davacının 5 adet fındık bahçesinin bulunduğu, ziraat odası kaydı bulunduğu, prim tevkifatının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma kararına uyularak kolluk araştırması yapılmış, muhtar ve tanık beyanları alınmış ancak yapılan araştırma yetersiz kalmıştır.
Yapılacak iş; davacının ürünlerini kime teslim ettiğini, teslime ilişkin belgelerinin olup olmadığını araştırıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.