MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisi iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ve davalılardan ... Organizasyon Temizlik Tic. San. Ltd. Şti.ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyizlerin kapsam ve içeriklerine göre temyiz eden taraf vekillerinin sair itirazlarının reddine,
2-Dava,11.02.2009 tarihinde geçirdiği iş kazasında hayatını kaybeden sigortalı ... haksahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece; Davacı ...'in maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 39.421,02 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 11/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kusurları oranında davalılar ... Belediyesi, ... Peyzaj Org. Tem. Inş. Tic. Ltd. Şti. Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı ... maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 22.259,77 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 11/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kusurları oranında davalılar ... Belediyesi, ... Peyzaj Org. Tem. Inş. Tic. Ltd. Şti. Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile her biri için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kusurları oranında davalılar ... Belediyesi, ... Peyzaj Org. Tem. Inş. Tic. Ltd. Şti. Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ,davaya konu zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği,iş kazasının oluşumunda %30 oranında davalı ... ve davalı şirket ... Peyzaj Org. Tem. Inş. Tic. Ltd. Şti.'nin müşterek kusurunun ve %70 oranında da davalı ...'un kusurunun bulunduğu. Olayın oluş itibariyle trafik iş kazası olup kazaya karışan motosiklet sürücüsünün davalı ..., motosiklet malikinin ise diğer davalı ... olduğu,davacı çocuk Sude için talep olunan maddi tazminatın 06.04.2012 tarihli ıslah dilekçesinden anlaşıldığı üzere 11.167,37TL olduğu, asıl dava olan 2010/118E. sayılı davada sadece ... Peyzaj Org. Tem. Inş. Tic. Ltd. Şti. ve ... Belediyesinin hasım gösterildiği ve bu davadaki taleplerin manevi tazminat istemlerine dair olduğu,birleşen 2010/397 E.sayılı davada ise bu kez ... Peyzaj Org. Tem. Inş. Tic. Ltd. Ş ... Belediyesi dışında ... ile ...'ın da hasım gösterildiği,birleşen bu davada davacı eş ve çocuk için 100,00'erTL maddi tazminatın tüm davalılardan tahsili yanında sadece davacı anne ve baba için 20.000,00'erTL.,davacı kardeşler için ise 15.000,00'erTL manevi tazminatın bu kez davalılar Onur ve Mahmut'tan tahsilinin istendiği,hüküm altına alınan tazminatlar bakımından kusurları oranında davalılar ... Belediyesi, ... Peyzaj Org. Tem. Inş. Tic. Ltd. Şti. Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları,tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu,olayın ağırlığı,davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir.
Yine 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesine göre ise mahkeme kararları davalılara yüklenen borcu şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde açık olmalıdır ve aynı yasanın 26.maddesine göre de mahkemeler taleple bağlılık kuralına göre tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan daha fazlasına karar veremezler.
Ayrıca 2918 sayılı Yasa'nın 85.maddesinde araç maliki ve işleteninin sorumluluğunu düzenlemiş olup buradaki sorumluluğun kusura dayanan sorumluluk olmadığı hususu da izahtan varestedir.
Tüm bu açıklamalardan olarak somut olayda;1-Tarafların sosyal ekonomik durumu,davacıların ölen ile yakınlığı,tarafların kusur dağılımı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacı kardeşler ... ve ... dışındaki tüm davacılar için hükmedilen 5.000,00'er TL miktarlı manevi tazminatların az olduğu ortadadır.
2-Gerek asıl dava gerekse birleşen davadaki talepler gözetildiğinde davacı eş ve çocuk için davalı ... ve ... talep olunmuş herhangi bir manevi tazminat isteminin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bu duruma göre de davacı eş ... ve çocuk ... bakımından bu davalılar yani davalı ... ve davalı ... aleyhine usulünce açılmış bir manevi tazminat davasının varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca 17.09.2012 tarihli kararda hüküm altına alınan manevi tazminatlardan bu davalıların sorumlu tutulması da ayrıca usul ve yasaya aykırıdır.
3-Yukarıda da değinildiği üzere mahkeme kararları tereddütten uzak ve açık olmalıdır. Mahkemece kararlaştırılan tazminatların aleyhine hüküm kurulan davalılardan “kusurları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline” dair bir kararın 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesine uygun ve “davalılara yüklenen borcun şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtildiği” bir karar olmadığı ve buna göre de hükmün infazında sorunlar yaşanabileceği şüphesizdir.
4-Yine davacı çocuk ... bakımından ıslahen artırılan maddi tazminat miktarının 11.167,37TL olmasına rağmen Mahkemece bu davacı için 22.259,77TL maddi tazminata karar verilmesi ile H.M.K'nın 26 .maddesine aykırı davranılmış ve davacı talebi aşılmıştır.
5-Ayrıca araç malikinin sorumluluğu kusura dayanmayan bir sorumluluk olup davalı ...'un davaya konu motosikletin kayden maliki bulunduğunun anlaşılmasına göre mahkemece araç maliki olarak kusursuz sorumlu olan davalı ...'un, varsa bu sorumluluğunu ortadan kaldıran nedenler açıklanıp tartışılmadan, salt bu davalının olayda kusurunun bulunmadığından bahisle aleyhine açılan davaların reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
O halde,temyiz eden taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 03/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy