(2004 S. K. m. 72)
Dava: Davacı, kurum işleminin iptaliyle yersiz olarak davalı kuruma ödenen 10.341.46 TL faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurumu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, davacıya ait işyerinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen rapora göre Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcuyla idari para cezası ve ferilerinin geçersizliğinin tespitiyle davalı Kuruma ödenen 10.341,46 TL'nin 26.8.2004 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 10.340,40 TL'nin ödeme tarihi olan 26.8.2004 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte Yozgat İdare Mahkemesi'nin 2008/704 Esas 2010/870 Karar sayılı ilamıyla mükerrer olmayacak şekilde davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden. Kurumun 10.3.2006 tarihli yazısına göre Kurumca davacı hakkında tahakkuk ettirilen davaya konu 10.341.46 TLsının 9.270,00 TL'sinin idari para cezası, 1.070.40 TL'sinin ise prim ve gecikme zammına dair olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece idari para cezasına dair olarak verilen karar yerinde ise de bozma ilamı öncesinde. 30.9.2010 tarihinde mahkemece verilen kararla tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcunun geçersizliğinin tespitine dair davanın reddine karar verildiğinden ve bu karar tarihi itibariyle davaya konu prim ve gecikme zammı borcunun miktarı 2010 yılında öngörülen kesinlik sınırı olan 1.430,00 TL'sının altında olup bu yöne dair karar bozma öncesi kesinleştiğinden davacının prim ve gecikme zammının istirdadına dair istemiyle ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy