MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 20/05/1980 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 20.5.1980 olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 13.4.2011 tarihinde 2009/960 E. - 2011/198 K. sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından süresinde temyizi üzerine Dairemiz tarafından, 29.11.2011 tarih, 2011/5916 E., 2011/11834 K. sayılı ilam ile; "fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği, ifadesi hükme dayanak alınan tanıkların davacıyla birlikte bu işyerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerden olmadığı, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerden de olmadığı, bu bakımdan tanık sözlerinin çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kaldığı, giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olmadığı, yapılacak işin; davacıya ait sigorta dosyasını S.G.K'dan getirtmek, 20.5.1980 tarihli bildirgenin verildiği işyerine komşu olduğu zabıta marifetiyle tespit edilen diğer işyerlerinde çalışan kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının bu kayıtları celbedilerek, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu” belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozma ilamında belirtildiği şekilde, "davacının şahsi sicil dosyasının getirtilmediği, tanık araştırılmadığı, davacının gösterdiği tanıkların dinlenildiği ve sonuca gidildiği" anlaşılmıştır.
Bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy