MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 26/08/1986 tarihinden itibaren 3 ay süre ile çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalıya ait işyerinde 26/08/1986 tarihinden itibaren 3 ay süre ile davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin, 10/04/2012 tarih ve 2012/5907 Esas 2012/5636 karar sayılı bozma kararı üzerine, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacının davalılara ait işyerinde 26/08/1986 tarihinde işe girdiğine ilişkin bildirgenin süresinde davalı Kuruma verildiği, bu işyerinden Mart 1986-Ağustos 1986 arasındaki dönem bordrolarının davalı Kuruma verilmediğinin bildirildiği, mahkemece yapılan araştırmada komşu işyeri çalışanı veya sahibinin tespit edilemediği anlaşılmış olup, komşu işyeri tanıklarının tespit edilememesinin davacı aleyhine yorumlanamayacağı, en azından bir günlük tespite hükmedilmesi gerektiği göz önüne alınmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın davanın reddine şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.