MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitiyle, 6111 sayılı Yasa'dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince;
Dava, davacının 1.10.1994 tarihinden itibaren dava tarihine kadar 2926 Sayılı Yasa'ya göre Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespiti ve 6111 sayılı Yasadan faydalanabileceğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.1995-31.5.1996 ve 1.6.2004-30.6.2004 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karra verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.
Ancak; prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde tarım Bağ-Kur sigortalılığının kesintiyi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının ilk prim kesintisinin Malatya Yaprak ve Tütün İşletmeleri Müdürlüğü tarafından 19.9.1994 tarihinde yapılarak kesinti evraklarının kuruma gönderilmesi nedeniyle Kurum tarafından davacının 12.12.1994 tarihli giriş bildirgesi ile 1.10.1994 tarihinden geçerli olmak üzere Resen tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tesçilinin yapıldığı devam eden yıllarda da 1.4.1996, 3.5.2004 tarihlerinde prim kesintilerinin bulunduğu Kurum tarafından davacınnı kabul edilen sigortalılık sürelerinin 1.9.1994-31.12.1994 1.6.1196-31.12.1006, 1.7.2004-31.12.2004 tarihleri arasında olduğu, Ziraat Odası kaydının, Tarım Kredi Kooperatif kaydının ve adına kayıtlı ziraat arazisinin bulunmadığı yapılan zabıta araştırmasına göre de davacının 35 yıldır aynı yerde oturarak 1975-1983 tarihleri arasında yarıcılık yaptığı 1983 tarihinden itibaren ise kendi arazisinde tarımla uğraştığı hayatını tarımsal faaliyetten kazandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı, prim kesintisi dikkate alınarak Kurum tarafından 1.10.1994 tarihinden itibaren resen tesçil edilerek sigortalılık statüsünü kazanmış devam eden yıllarda da aralıklarla da olsa prim teslimatı ve kesintisi devam etmiştir.Davacının Kurum tarafından yapılan re'sen tescilinden sonra bu sigortalılığını kesen başka sosyal güvenlik Kurumuna tabi sigortalılığı olmadığı gibi yapılan zabıta araştırmasına göre de 35 yıldır aynı köyde ikamet ederek hayatının tarımsal faaliyetle sürdürdüğü tespit edilmiş olup davacının tescil tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HMK 370/2.maddesi uyarınca düzeltilerek Onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 1.bendinin silinerek yerine ”Açılan davanın KABULÜ ile davacının 1.10.1994 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitine ,Davacının 6111 Sayılı Yasadan faydalanması gerektiğinin tesbitine ,
Hüküm fıkrasının 3.bendinin a) fıkrasının silinerek yerine "Davacı tarafından yapılan 386.00 TL yargılama giderinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine "sözcüklerinin yazılmasına ,
Hükmün 4.bend b fıkrasının silinmesine hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, 05.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.