MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 09/03/2010-28/02/2011 tarihleri arası çakışan tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile söz konusu dönemde SSK hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 9.3.2010-28.2.2011 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalar ile çakışan tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile söz konusu dönemde 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; davacının 9.3.2010 - 28.2.2011 tarihleri arasında çakışan tarım Bağ-Kur sigortalığının iptali ile bu tarihler arasındaki 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Dosyada içeriğinden; davacının 10.11.1989 tarihi itibariyle ziraat odası ve kooperatif kaydının olduğu, bu kayıtların dava tarihine kadar devam ettiği, davacının sattığı ürünlerden ... Fabrikası tarafından 30.4.1995 tarihinde ve 30.4.2000 tarihinden 2010 tarihine kadar her yıl düzenli şekilde prim kesintisi yapıldığı, 1985 ve 1989 yıllarında edindiği 4 parsel tarım arazisi niteliğinde gayrimenkulünün olduğu, davacının 1.4.1995 tarihi itibariyle tarım giriş bildirgesi ve prim kesintisine istinaden tescilinin yapıldığı, 5 yıldan fazla prim borcu bulunduğundan 5510 sayılı Kanunun geçici 17. maddesine göre sigortalığının 31.3.1996 tarihinde durdurulduğu, zirai faaliyeti devam ettiğinden yasa gereği 1.5.2008 tarihi itibariyle yeniden başlatıldığı, 9.3.2010 - 28.2.2011 tarihleri arasında ziraat odası kaydı devam ettiğinden tarım Bağ-Kur sigortalı kabul edildiği, ihtilaflı dönemde davacının 9.3.2010 – 13.5.2010 tarihleri ile 22.9.2010 tarihinden sonra 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmalarının olduğu, kolluk araştırmasında; "davacının Ocak 2009 tarihine kadar tarımsal faaliyette bulunduğu, bu tarihten sonra İstanbul iline yerleştiği ve tarımsal faaliyette bulunmadığının" belirtildiği anlaşılmaktadır.
1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 4/b-4 maddesi ile "tarımsal faaliyette bulunanların bu kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılacağını," 5510 sayılı Yasanın 8/3 maddesi "tarımsal faaliyeti bulunanların kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren ilgili Kurum ve Kuruluş ve birliklerin sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek en geç bir ay içinde Kuruma
vermekle yükümlü olduklarını, ayrıca tarımla uğraşanların kendilerinin de bildirim yapabileceklerinin belirtildiği" 5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesi "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten itibaren sigortalılığının sona ereceği" bildirilmiş, ihtilaflı dönem itibariyle uygulanması gereken 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 53/1 maddesinde "Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı" bildirilmiştir. 3.2.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33 maddesi ile değiştirilen ve 1.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1 maddesinde ise, "Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı" belirtilmiş ve aynı yasanın Geçici 33 maddesinde ise "Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz ”hükmü getirilmiştir.
Uyuşmazlık davacının işçi olarak çalıştığı dönemler olan 9.3.2010 - 28.2.2011 tarihleri arasında çakışan 2926 sayılı Yasaya tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
1.10.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasanın 6/b maddesi ile "diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona ereceği" düzenlemesi ile Tarım Bağ-Kur sigortalılığı ile 506 Sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmaların çakışması halinde 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalara üstünlük tanınacağı acıkça düzenlenmiştir.13.2.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33 maddesi ile 1.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 53. maddesinde yapılan değişiklikle de aynı ilke benimsenmiş olup aynı Yasanın Geçici 33 maddesiyle 1.3.2011 tarihli 5510 sayılı Yasanın 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı hükmünün getirilmiş olmasına göre ihtilaflı dönem olan 9.3.2010 - 28.2.2011 tarihleri arasında 1.10.2008 tarihli 5510 sayılı Yasanın 53/1 maddesi kapsamında uygulama yapılmalı ve bu kapsamda da çakışan sigortalılıklarda daha önceden başlayan sigortalılığa değer verilmelidir. İhtilaflı dönem olan 9.3.2010 - 28.2.2011 tarihleri arasında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılık şartlarını taşıdığı ve önden başlayan sigortalılığın tarım Bağ-Kur sigortalılığı olduğu açıktır. Prim cetvelinden de somut olayda 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak 5510 sayılı Yasanın 6/1-ı maddesinde; Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda
tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar'ın sigortalı sayılmayacağı ve aynı yasanın 6/2 maddesinde ise birinci fıkranın (ı) bendinin uygulanmasında ... Odalar Birliğinin görüşünün alınacağı bildirilmiştir.
Somut olayda mahkemece 5510 sayılı Yasanın 6/1-ı maddesi kapsamında araştırma yapmadan karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının ihtilaflı dönemde sahip olduğu taşınmaz miktarı ve yaptığı tarımsal faaliyeti tespit etmek, sonra ... Odalar Birliğinden de görüş alarak davacının tarımsal faaliyeti sonucu yıllık tarımsal faaliyet gelirlerini belirlemek, ondan sonra bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırını tespit etmek ve davacının 5510 sayılı Yasanın 6/1-ı bendi kapsamına girip girmediğini belirleyip sonucuna göre ihtilaflı dönemde davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı hakkında karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy