MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 20/05/2002 - 20/06/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 20.05.2002-20.06.2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.01.2003-02.03.2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde asgari ücretle kesintisiz olarak çalıştığının tespitine,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Öte yandan, 506 sayılı Yasa'nın 130 ve 5510 sayılı Yasa'nın 59.maddesine göre,Kurumun teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine sahip olan memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.
Somut olayda, davacının 01.02.2007 tarihinden itibaren davalı işyerindeki çalışmalarının bildirildiği, 23.02.2007 tarihli Kurum Yoklama Memurunun raporunda davacının 05.09.2006 şikayet tarihi ile 19.02.2007 tarihleri arasında 30 gün üzerinden çalıştığının tespit edildiği, davacının bu tespit sırasında işe giriş tarihini 01.01.2004 olarak bildirdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacı 23.02.2007 tarihli tutanakta davalı işyerine 01.01.2004 tarihinde işe girdiğini bildirdiğine ve tutanağın aksi aynı güçte bir delil ile ispat edilemediğine göre 01.01.2004 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle 01.01.2003 tarihinden itibaren çalıştığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.