MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, SGK sicil kayıtlarında ... adına sehven yatırılan primlerin kendisine ait olduğunun tespitiyle, sigorta sicil kayıtlarındaki yanlışlığın giderilmesi ve emekliliğe hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Davacı bir kısım sigorta primlerinin kendisine ait sigorta sicil numarası yerine ... sigorta sicil numaralı ...'ın hesabına yatırıldığını ve bu hizmetlerin kendisine ait olduğunu belirterek, sigorta sicil kayıtlarındaki yanlışlığın giderilmesi ve emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulü ile, ... sicil nolu ...'ın hizmet döküm cetvelinde davacı ... adına olan sigortalı hizmetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ve bu hizmetlerin davacının ... sigorta sicil nolu hizmetleri ile birleştirilmesine ve davacının emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Uyulmasına karar verilen bozma ilamında, mahkemece 1990/1,2,3. dönemlerinde ... ve ... işyeri numaralı işyerindeki davacıya ait çalışmalarının gerçek olup olmadığının bordro tanıkları dinleyerek tespit edilmesi gerektiğinden bahsedilmişse de, bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmaksızın, dahili davalının beyanına dayalı olarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan davacının emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmişse de, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle mahkemece uyulmasına karar verilen önceki bozma ilamının gereklerini yerine getirmek, dava konusu çalışmaların gerçek olup olmadığının tespiti ile, yaşlılık aylığı talebi yönünden tahsis talebinin olup olmadığını tespit etmek, tahsis talebi var ise o tarihe göre, bulunmaması halinde dava tarihine göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığını araştırmak ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy