MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle bağlanacak aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacıya maluliyet aylığı bağlanması tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin, 18/06/2012 tarih ve 2010/13774 esas 2012/11652 karar sayılı bozma ilamı üzerine,
Mahkemece, davacının verilen süreye rağmen Adli Tıp Kurumuna müracaat etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü ve 1976/6-4 sayılı kararı da bu yöndedir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; Sağlık ve Malüliyet İşlemleri Dairesi Başkanlığı ile Yüksek Sağlık Kurulu kararlarında, davacının mevcut raporlarda belirtilen hastalık ve arızalara göre beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğinin belirtildiği, bozma kararı üzerine mahkemece bozmaya uyulduğu, davacıya Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması için süre verildiği, davacınında gitmeyeceğini belirtmesi üzerine davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece , doğrudan Adli Tıp 3. İhtisas Dairesine müracaat edip rapor alınması için davacıya süre verilmiş ise de, bu işlem hatalı olup, öncelikle dosyadaki mevcut tedavi evrakları ve raporlar Adli Tıp 3. İhtisas Dairesine gönderilerek davacının maluliyet oranı ve maluliyet başlangıcının sorulması, eğer Adli Tıp Kurumu davacının muayene için bizzat Adli Tıp Kurumuna gelmesini veya herhangi bir sağlık kuruluşuna sevkedilip muayenesinin yapılarak muayene evraklarının gönderilmesini talep ettiği taktirde o zaman davacıya süre verilmesi, eğer verilen süre içerisinde belirtilen talimatları yerine getirmezse şimdiki gibi karar verilmesi gerekmektedir.
Mahmemece yapılacak iş;
1-) Öncelikle davacıya ait dosyadaki mevcut tedavi evrakları ve raporlar Adli Tıp 3. İhtisas Dairesine gönderilerek davacının maluliyet oranı ve maluliyet başlangıcının sorulması,
2-) Eğer Adli Tıp Kurumu mevcut tedavi evrakları ve raporlara göre maluliyet oranını ve maluliyet başlangıcını belirleyemeyip, davacının muayene için bizzat Adli Tıp Kurumuna gelmesini veya herhangi bir sağlık kuruluşuna sevkedilip muayenesinin yapılarak muayene evraklarının gönderilmesini talep ettiği taktirde o zaman davacıya süre verilmesi, davacı verilen süre içerisinde Adli Tıp Kurumuna müracaat etmez yada sevkedilecek sağlık kuruluşuna gitmezse davanın şimdiki gibi reddine,
3-) Eğer Adli Tıp Kurumu dosyadaki mevcut tedavi evrakları ve raporlara göre yada davacının bizzat müracaatı üzerine yapılan muayenesinde veya sevkedilen sağlık kuruluşunda yapılan tedavi evraklarını incelemesi sonucu düzenlenen raporda beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğinin bildirilmesi halinde yine davanın reddine,
4-) Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğinin bildirilmesi halinde ise, bu defa Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporları arasında çelişki oluşacağından, dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy