MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.02.2002-31.12.2006 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı işveren nezdinde 25/03/2002- 31/12/2006 tarihleri arasındaki asgari ücret ile çalışmasından 25 gün sigortalılık hizmetinin kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 25/03/2002-31/12/2006 tarihleri arasında davalı şirkete ait ... sicil numaralı işyerinden bildiriminin yapıldığı, bazı aylarda hizmet bildiriminin 30 günün altında olduğu, dava konusu döneme ait dönem bordrolarının getirtildiği, 2002 Mart-Aralık ayları arası, 2004, 2005, 2006 yılı ücret bordrolarının bulunduğu, bu bordroların itirazi kayıt konulmadan davacı tarafından imzalandığı, davacıya asgari ücret üzerinden Kuruma bildirilen gün sayısı kadar ücret tahakkuk ettirildiği, 2004 Mayıs-Aralık ayları arası ve 2005 yılı, 2006 yılı imzalı puantaj cetvellerinin bulunduğu ve eksik gün bildirim formlarının bu puantaj kayıtlarına uygun olarak verildiği, davacının imzasını ve işverenin onayını içeren izin talep formlarına göre davacının 2002 yılında 7 gün ve 2004 yılında 14 gün ücretsiz izin kullandığı, puantaj belgelerine ve ücretsiz izin belgelerine göre davacının 25/03/2002-31/12/2006 tarihleri arasında toplam 56 gün ücretsiz izin kullandığı anlaşılmaktadır.
yrıca, bilirkişinin raporunda davacının 25/03/2002-31/12/2006 tarihleri arasında eksik bildirilen günlerinin 81 gün olduğunu, puantaj cetveli, eksik gün bildirim formları ve ücretsiz izin belgelerine göre 56 gün ücretsiz izin kullandığının anlaşıldığını, 2002 yılı imzalı ücret bordroları olmasına rağmen bunlarla ilgili eksik gün bildirim formu ve puantaj cetveli bulunmadığı için eksik bildiriminin nedeninin kanıtlanamadığını, tanıkların kesintisiz çalışma olduğunu söylediğini belirterek davacının tespiti gereken hizmet süresinin 25 gün olduğunu bildirmiş olup mahkeme tarafından bu bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları imzalı ücret bordrolarına, puantaj cetvellerine, ücretsiz izin belgelerine ve eksik gün bildirimi formlarına dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. İmzalı bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde otuz günün altında geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise, eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Davalı işveren tarafından imzalı ücret bordroları, puantaj cetvelleri, ücretsiz izin belgeleri ve eksik gün bildirim formları ibraz edilmiştir. Davalı tarafından imzalı belgeler ibraz edilen, ancak davacı tarafından aksi yazılı delil sunulamayan 25/03/2002-31/12/2006 arasındaki bildirilmeyen süreler yönünden ret kararı vermek gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.