MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı 05/09/1973 tarihinin Türkiye içinde sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun ve borçlanma yapılarak ödenen primlerin yeni 5510/4-a olarak tespitine, Kurum sataşmalarının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 5.9.1973 olarak tespiti ve borçlanma yapılarak ödenen primlerin 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili 16.4.2013 tarihli duruşmada ödenen primlerin 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında olduğunun tespiti istemini atiye bıraktığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 4/1-(a) talebi konusunda atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının tescil başlangıcı konusundaki davasının kabulü ile davacının Almanya ülkesinde çalışmaya başladığı tarih olan 5.9.1973 tarihinin sigorta tescil başlangıcı olarak tespitine, kurum sataşmasının bu şekilde giderilmesine, karar verilmiştir.
Davacı taraf 16.4.2013 tarihli duruşmada talebinin bir kısmını atiye terk ettiğini bildirmiş ve mahkemece bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı tarafın davasının bir kısmını atiye terk ettiğini bildirdiği duruşmada davalı Kurum vekili hazır bulunduğu halde davayı kendisinin takip edeceğini beyan etmemiştir. Yasada davanın atiye terkine ilişkin bir düzenleme bulunmayıp yapılan işlem davanın takipsiz bırakıldığının açıklanmasına ilişkindir. Davanın takipsiz bırakılması halinde yapılması gerekenler ise HUMK 409. maddesinde düzenlenmiş olup anılan madde gereğince dosyanın işlemden kaldırılması ve üç ay içerisinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan davanın takipsiz bırakılması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç ay içerisinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre, davalı Kurum yararına 1.320,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken 440,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.