MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, tasarruf teşvik ve nema alacağının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, tasarruf teşvik ve nema alacağına ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davalarda yargı yolu nedeni ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı ... Belediye Başkanlığına karşı tasarruf teşvik ve nema alacağının tahsili istemiyle 22.04.2008 tarihinde, 07.09.2010 tarihinde ise TC Başbakanlık Hazine Müsteşarlığına karşı aynı istemle dava açmış ve her iki davanın birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin 07.10.2011 tarih ve 2010/111 Esas, 2011/206 Karar sayılı kararı ile asıl dava yönünden davalı Akçakoca ... hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, birleşen dava yönünden ise davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile toplam 1351,99 TL tasarrufu teşvik ve nema alacağının 865,18 TL'sinin dava tarihi olan 07/09/2010 tarihinden, 486,81 TL'sinin ise ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 06/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Belirtilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de feragat yetkisini haiz davacı vekili 23.02.2012 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat etmiş ve böylece karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Kararın yukarıdaki biçimde kesinleşmesine karşın mahkemece temyiz incelemesine gönderilmesi üzerine temyiz isteminden feragat edildiğinin gözardı edilmesi sonucu Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin 15.03.2012 tarih ve 2012/780 - 4394 E.K. sayılı kararı ile yargı yolu nedeni ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması hatalı görülerek karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davalarda yargı yolu nedeni ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde mahkemenin 07.10.2011 tarih ve 2010/111 Esas, 2011/206 Karar sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin 15.03.2012 tarih ve 2012/780 - 4394 E.K. sayılı bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu gözetilerek kesinleşen hüküm çerçevesinde karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davalarda yargı yolu nedeni ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy