MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/06/1996-06/07/2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan ... Ürünleri Tic. Ve San. AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01/06/1996- 06/07/2004 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının hizmet tespitine yönelik davasının 29.11.2010 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği aradan geçen süre içerisinde usulüne uygun olarak yenilenmediği anlaşılmakla HMK 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı vekilinin 16/06/2010 tarihli celsede “Biz hizmet tespiti davasını atiye bırakıyoruz. Yalnız diğer taleplerimiz hakkında bilirkişiden ek rapor alınmasını istiyoruz” şeklinde beyanda bulunduğu ve davalı işveren vekilinin aynı duruşmada “Biz hizmet tespiti davasının atiye bırakılmasını istiyoruz. Biz hizmet tespiti davasını takip edeceğiz, bu bakımdan müracaata bırakmayı kabul etmiyoruz” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı işveren vekilinin hukuki sonuçları esasa etkili olan iki çelişkili beyanı bulunmaktadır. Bu durumda, davalı işveren vekiline talebini açıklattırdıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken HMK 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı işveren vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.