MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, her iki hizmet süresinin birleştirilmesine eksik ödenen emekli ikramiyesi ve birikmiş emekli maaşının tespitine, tarafına ödenmesine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, usulden reddine karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının, 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı ile birleştirilerek oluşan sonuca göre emekli ikramiyesinin hesaplanması ve yaşlılık aylığının da toplam süre üzerinden tespiti ile ödenmeyen aylık farklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle; “davanın HMK’nın 115/2. maddesi uyarınca usülden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, kendisini vekille temsil ettiren davalı Kurum yararına vekâlet ücretine hükmolunmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına, ayrı bir bent olarak, "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Kurumu Başkanlığına ödenmesine," rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 02.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.