MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni geciktirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının 13.08.2004 tarihli iş kazası nedeniyle % 19 oranındaki sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın kanıtlanamadığından reddine, davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile 194.330,50 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/4. maddesinde; manevi tazminat davasının maddi tazminat istemi ile birlikte talep edilmesi halinde vekalet ücretinin manevi tazminat için ayrı bir kalem halinde hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda ise, davacı yararına hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalı ...'nın kazanın meydana geldiği işyerinde teknik nezaretçi olarak çalışmadığı saptanarak hakkında davanın kanıtlanamadığından reddine ve davalı yararına talep edilen maddi ve manevi tazminat istemlerinin toplamı üzerinden nisbi vekalet ücretine karar verilmiş ise de, bu davalının kazanın meydana geldiği işyeri ile bir ilgisi olmadığından hakkında davanın husumetten reddine karar verilerek yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesine göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmelidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hüküm fıkrasının davacı yararına vekalet ücretinin kararlaştırıldığı 5. bendinin silinerek, yerine;
“Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ... gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 16.859,83 TL nisbi vekalet ücreti ile hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.600,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,”
Hüküm fıkrasının davalı ... yararına vekalet ücretinin kararlaştırıldığı 9. bendinin silinerek, yerine;
“ Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ... gereğince hesaplanan 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılması ile hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalı ...'e yükletilmesine,
09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy