MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 04/11/1984 olduğunun ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının sigorta başlangıç tarihinin 04.11.1984 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne davacının Bağkur sigortalılığının başlangıç tarihinin 09.07.1986 tarihi olduğu, askerlik borçlanması dahil davacının yaşlılık aylığına esas sigorta başlangıç tarihinin 09.11.1984 tarihi olduğunun ve tahsis talep tarihini takip eden 01.11.2011 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının 27.03.2003 tarihli giriş bildirgesi ile Bağ-Kur sigortalısı olmak için davalı Kuruma müracaat ettiği ve giriş bildirgesinin Kuruma veriliş tarihi itibariyle vergi mükellefiyetinin başladığı 09.07.1986 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabul edilmesi gerektiği açıktır. Ancak davacının dava dilekçesinde yaşlılık aylığı hususunda herhangi bir talebi olmadığı halde, talebini aşacak şekilde yaşlılık aylığına hak kazandığının da tespitine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Ayrıca, 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanılabilmek bakımından primi ödenen gün sayısının önemi bulunmakta olup sigorta başlangıç tarihinin tespitinde yarar bulunmamaktadır. Bu sebeple davacının sigorta başlangıç tarihinin askerlik borçlanması yaptığı süre dikkate alınarak 09.11.1984 tarihi olarak tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 370/2 maddesi gereğince hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hükmün 1. paragrafı tamamen silinerek, yerine; " 1-Davanın Kısmen Kabulüne; davacının Bağ-Kur sigortalılığının vergi mükellefiyetinin başladığı 09.07.1986 tarihinden itibaren başladığının Tespitine" ; 3.paragrafi tamamen silinerek yerine; "3- Davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 261,40 TL yargılama giderinin 130,70 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına"; hükme 5.paragraf eklenerek; "5- Davalı Kurum kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ... uyarınca 1320 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 08.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy