MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 30/11/2000 tarihinde tekrar ... Bağ-Kur kapsamında sigortalılığının başladığı, 01/05/2008 tarihine kadar ... Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Yasa'dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, 30/11/2000-31/12/2003 tarihleri arasında karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 01/01/2004-01/05/2008 tarihleri arasındaki dönemde prim kesintisi bulunmadığından reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 30/11/2000-01/05/2008 tarihleri arasında ... Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasadan yararlandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemenin davacının 30/11/2000-01/05/2008 tarihleri arasında ... Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile ve 6111 sayılı yasanın 12/1 maddesine göre davacının 01/05/2008 tarihine kadar olan sigortalılık süresine ilişkin ödenmemiş sigorta primlerinin bu yasa kapsamında yapılandırılmasına dair 11/05/2012 tarihli hükmü, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 10/09/2012 tarih, 2012/12025 E. 2012/14141 K. sayılı bozma ilamı ile 01/01/2004-01/05/2008 tarihleri arasında usulüne uygun araştırma yapılmadığı gerekçesiyle bozulmuş olup, bozma ilamına uyan Mahkemece önceki karardaki 30/11/2000 tarihinden 31/12/2003 tarihine kadar olan süre ile ilgili verilen karar kesinleştiğinden, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının 01/01/2004- 01/05/2008 tarihleri arasındaki dönemle ilgili prim kesintisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur. (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) Usuli müktesep hak müessesesi HUMK ve HMK'da düzenlenmiş olmamakla beraber, Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş ve geliştirilmiştir. Bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi durumunda da usuli kazanılmış hak doğmuş olur. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uyan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Yani kesinleşmiş bu kısımlar o kısımlar lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder.
Somut olayda, davacının 6111 sayılı Yasadan yaralanması talebinin kabulü yönündeki hükmü bozma konusu yapılmayıp kesinleşmiş olmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinden sonra gelmek üzere hükme yeni bir bent eklenerek “ 6111 sayılı yasanın 12/1 maddesine göre davacının 01/05/2008 tarihine kadar olan sigortalılık süresine ilişkin ödenmemiş sigorta primlerinin bu yasa kapsamında yapılandırılmasına,” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 09/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.