MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 01/09/1998 tarihinden itibaren ... Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Yasadan faydalandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde sigortalılığının tespiti talebi yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 6111 sayılı Yasadan faydalandırılması talebinin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 2926 sayılı Kanuna göre ... Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini ve 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece; davacının, 01.09.1998 tarihi itibariyle ... Bağ-kur sigortalılığının tespiti ve tescili yönünde açılan davadan sonra, davalı Kurumca 01.09.1998 tarihi itibariyle tescil işlemi yapıldığı anlaşılmakla, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, davacının 6111 sayılı Kanundan yararlanma hususunda süresinde yapılmış bir başvurusu olmadığından, davacı vekilinin, davacının 6111 sayılı Kanundan faydalandırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılması talebi ile ilgili olarak süresinde yapılmış bir başvurusu olmadığından, davacının 6111 sayılı Kanundan faydalandırılması talebinin reddine karar verildiği, buna göre kısmen red kararı verilmesine rağmen davalı Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği görülmüştür.
Mahkemece kısmi red nedeniyle davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, davalı Kurum lehine vekâlet ücreti takdir edilmek suretiyle düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasına, ayrı bir bent olarak "Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan ...'ne göre belirlenen 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı kurumdan verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 16/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.