MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisi iş kazası sonucu öldüğüne ve ölüm tarihinden itibaren iş kazasından doğan maaş ve hakların ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, asıl dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, murisi ...'ın iş kazası neticesi öldüğüne ve davacılara ölüm tarihinden itibaren iş kazasından kaynaklanan aylık ve hakların ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının yaptığı yargılama giderlerinin ve 1.320,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç avukatlık ücreti ve yargılama giderleri yönünden yerinde değildir.
Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin, yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu diğer bir deyişle hangi tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğini tespit edip, o taraf aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesine göre avukatlık ücreti takdir etmesi gerekir.
Somut olayda; davacılar murisi ...'ın davalı ...'ye ait Zeytinli Mahallesi'nde bulunan mısır tarlasında bekçilik yaparken hasat sırasında 19/09/2009 tarihinde çalışır vaziyetteki biçerdöver'in dişlileri arasına sıkışarak yaralandığı ve 26/09/2009 tarihinde kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, davacıların olayın iş kazası kabul edilerek gelir bağlanması için 16.3.2011 tarihinde Kuruma başvurduğu, başvuru sonucu beklenilmeden 25.3.2011 tarihinde dava açıldıği, olayı öğrenen kurumun inceleme için 30.3.2011 tarihli yazı yazdıği, Kurum müfettişi'nin 12.4.2011 tarihinde incelemeye başladığı, 15.5.2011 tarihinde rapor düzenlendiği ve olay iş kazası kabul edildiği ve 21.12.2011 tarihinde de geriye yönelik olarak ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren gelir bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının kuruma yaptığı başvuru sonucunu beklemeden başvurudan 8 gün sonra dava açmış olması nedeni ile dava açılmasında Kurumun kusurundan söz edilemez.Davacının başvurusu üzerine Kurumun makul sayılan süre içerisinde gerekli incelemeleri başlatarak neticelendirmiştir. Bu durumda davalının hal ve durumu ile dava açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilerek Kurum lehine avukatlık ücretine hükmolunması gerekirken Kurumca davanın açılmasına sebebiyet verilmediği halde kurum aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı H.M.K’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 2011/272 Esas sayılı dosya yönünden hüküm fıkrasının avukatlık ücretine ve yargılama giderlerine dair (3.,4.) bendinin tümüyle silinerek yerine,
"3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 03/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy