MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın yurtdışında gerçekleşen çalışma sürelerini borçlanma hakkı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatına göre ve özellikle sigortalılık başlangıç tarihinin tüm sigortalılık halleri yönünden başlangıç sayılması gerektiği anlaşılmakla davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, davacının Almanya'da sigorta kapsamına girdiği 26.11.1991 tarihinin ülkemizde 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, aksine Kurum işleminin iptali ile davacının yurt dışı rant sigortasına zorunlu giriş tarihi olan 26/11/1991 tarihinin Türkiye sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine, yapmış olduğu borçlanmanın 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-(a) kapsamında sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı Türk vatandaşı olup borçlanma talebinde bulunduğu 31.12.2012 tarihinden önce ülkemizde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılığı bulunmaktadır. Kurum, davacının talebi üzerine yurt dışında geçen süreyi 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma imkanı tanımıştır.
Yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, Kurumun borçlanmaya konu süreyi 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında kabul ettiği ve bu hususta herhangi bir uyuşmazlık çıkarmadığı, davacının da bu yönde herhangi bir talebi bulunmadığı halde; davacının yapmış olduğu borçlanmanın 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-(a) kapsamında sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (1.) bendinde yer alan “... yapmış olduğu borçlanmanın 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-(a) kapsamında sayılması gerektiğinin tespitine,” rakam ve sözcüklerinin silinerek hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 04/12/2014 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.