MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından 31/07/2010 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının, ilk kesintinin Kurum hesabına aktarıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren varsa kabul edilen süreler hariç 31/07/2010 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Yasadan faydalanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının, 01/01/1996-31/05/1996 ve 01/01/1997-31/05/2002 tarihleri arası tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, diğer dönemler Kurumca kabul edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına ve 6111 sayılı Yasadan faydalanmasına karar verilmiştir.
Kural olarak davayı kaybeden taraf yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini taraflar arasında paylaştırması gerekir (HMK md.326).
Somut olayda, davacı adına 1995-2002 yılları arası düzenli prim kesintisi ve ürün tesliminin bulunduğu, öte yandan davacının Kurum tarafından 01/07/1995-31/12/1995, 01/06/1996-31-12/1996 ve 01/06/2002 tarihinden itibarende kesintisiz bir şekilde tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği, Kurumca kabul edilmeyen dönemlerinde mahkemece hüküm altına alındığı, dolayısıyla davacının kabul edilmeyen talebi bulunmadığı halde, davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'un 370/2 .maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı avukatlık ücreti ve yargılama gideri yönünden düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının vekalet ücretine dair bendindeki " 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine" kısmının çıkarılarak hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 27/10/2014 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy