MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, faiz alacağı olarak 994623 TL tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, emekli aylığının geç bağlanması nedeniyle işlemiş olan 9.946,23 TL faiz alacağının ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 730,38 TL işlemiş faiz alacağının davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile, nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları açısından özel olarak düzenlenen, tahsil için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semere olarak tanımlan faiz kavramı kapsamındaki temerrüt faizi de; muhtemel zararların giderilmesi amacıyla doğrudan doğruya yasa koyucu tarafından öngörülmüş bir karşılık olup, talep edilebilmesi için gerçekten bir zarar görülmüş olması gerekli değildir. Bu konuda borçluya bir ispat hakkı tanınmadığı gibi; borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olması da şart değildir. Borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılık olarak, alacaklının aksi iddia olunmayan farazi zararının asgari oranda giderilmesine yönelik, para borcunun fer'isi niteliğindeki (BK. Md.113/2 ve 131) faizin, asıl alacakla birlikte sona ermemesi için saklı tutulması, ya da, halin icabından saklı tutulduğunun anlaşılması da yasal bir gerekliliktir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen davada, davacının 01/05/2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespit edildiği, davacı tarafından yapılan 22/04/2011 tarihli başvuruda, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesinin talep edildiği, ayrıca yasal faiz ödenmemesi halinde faiz talep ve dava hakkının saklı tutulduğu, bu müracaat üzerine Kurumun birikmiş aylıkları ödediği ancak faizi ödemediği anlaşılmaktadır. .../...
Somut olayda, davacının Kuruma yaptığı başvuruda, faiz talebinde bulunduğu ve ödenmemesi halinde bu hakkını saklı tuttuğu hususu dikkate alınmadan yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının Kuruma yaptığı müracatta faizde talep ettiği dikkate alınarak, her bir aylığa ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiz miktarı bilirkişi marifetiyle tespit ettirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
09/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.