MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, Türk vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas sürelerinden dilediği kadarını borçlanmaya hakkı olduğunun ve sigorta başlangıcının 25/08/1981 olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının Türk vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas sürelerinden dilediği kadarını borçlanmaya hakkı olduğunun ve sigorta başlangıcının 25.08.1981 olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin 21.06.2013 tarihli dilekçesi ile sigorta başlangıcına ilişkin davanın tefrik edilmesi talep edilmiş ve tefrik kararı verilerek mahkemenin 2013/1673 esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkemece; davacının borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın Türk vatandaşlığında geçen yurtdışındaki borçlanmaya esas sürelerinden dilediği kadarını borçlanmaya hakkı olduğunun, davacının Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29. maddesinin 4. fıkrası gereğince Almanya'da ilk olarak aktif çalışmaya başladığı, sigortalı olduğu 18 yaşını ikmal ettiği 25.08.1981 tarihinin Türkiye'deki sigortalılık hizmet başlangıcı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgeler kapsamından mahkemece; davacının borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın Türk vatandaşlığında geçen yurtdışındaki borçlanmaya esas sürelerinden dilediği kadarını borçlanmaya hakkı olduğunun tespitine dair verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakta ise de; tefrik kararı ve derdest dava bulunmasına rağmen sigortalılık başlangıcının tespiti hususunda da hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “ Davacının Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29. maddesinin 4. fıkrası gereğince Almanya'da ilk olarak aktif çalışmaya başladığı, sigortalı olduğu 18 yaşını ikmal ettiği 25.08.1981 tarihinin Türkiye'deki sigortalılık hizmet başlangıcı olduğunun tespitine ” cümlesinin silinmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,
18.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.