MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve temyiz nedenlerine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, 25.05.2011 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanarak %20 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, 853,82TL maddi, 25.000.00TL. manevi tazminat olmak üzere toplam 25.853,82TL tazminat alacağının olay tarihi olan 25.05.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı vekilinin talep ettiği maddi ve manevi tazminatlar için faiz istemediği anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı H.M.K.'nın 26.maddesi kapsamında mahkemeler taleple bağlılık kuralına göre tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan daha fazlasına karar veremezler.
Bu açıklamadan olarak somut olayda, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlar için kaza tarihinden yasal faize karar verilmesi talebin aşılması olup bu durum usul ve yasaya aykırıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda yapılan açıklama gereğince; 09.12.2014 tarihli kararın davacı lehine maddi ve manevi tazminatın kararlaştırıldığı 1.maddesinde geçen “...olay tarihi olan 25/05/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte” ifadesinin silinmesi ile kararın düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 15.06.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.