MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Almanya sigorta başlangıcının Türkiye sigorta başlangıcı sayılması gerektiğinin ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, davacının Almanya'da sigorta kapsamına girdiği 08.08.1989 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti ve yaşlılık aylığı koşullarının 46 yaş ve 5375 gün olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacı ...'nın Türkiye sigorta başlangıç tarihinin Alman rant sigortasına giriş tarihi olan 08.08.1989 tarihi olduğunun tespitine, davacının yaşlılık aylığı bağlanma şartlarının 506 SY'nın geçici 81/B-d maddesi uyarınca 20 yıl 46 yaş ve 5375 gün üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
28.04.1971 doğumlu davacının 08.08.1989 tarihinden itibaren Almanya'da sigorta kapsamına girdiği anlaşılmakla bu istemin kabulüne karar verilmesi doğrudur.
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihine göre 20 yıl 46 yaş ve 5375 gün koşulları üzerinden yaşlılık aylığına hak kazanmakta ise de davacının tahsis talebi olmadığı gibi mevcut duruma göre 46 yaşını ikmal ettiği 28.04.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazacak olan davacının bu isteminin reddine dair henüz bir Kurum kararı ve uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Öte yandan aylık koşulları tahsis talep tarihine göre belirleneceğinden 2829 sayılı Kanun'un 8.maddesine göre davacının hangi sigortalılık statüsünden aylık alacağı da henüz belli değildir.
Üstelik davacının sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmiş olması karşısında ileride Kurumca Kanun çerçevesinde belirlenecek olan ve idari bir işlem niteliğindeki aylık bağlama koşullarının bugünden mahkemece belirlenmesine gerek de bulunmamaktadır.
Bu durumda davacının aylık bağlama koşullarının belirlenmesine yönelik isteminin hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken yazılı biçimde kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy