MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ve davalılardan ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, her iki davacı için de ayrı ayrı 25.000,00- TL manevi tazminatın 25/09/2008 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan (müştereken ve müteselsilen) alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu olayın, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla gerçekleştiğinden bahisle kurumca iş kazası olarak kabul edildiği 13/06/2012 tarihli iş müfettişi raporundan anlaşılmaktadır. Mahkemece davalılar ... ve ... davacıların murisinin kasıtlı hareketleri ile ölümüne neden olmalarından, davalı ...'ın ise işyerinde işçi olarak çalışan murisin güvenliğinin sağlanması için gerekli önlemleri almadığı için davacıların manevi zararlarından birlikte sorumlu oldukları sonucuna varılmış ise de eksik inceleme ve araştırma ile bu sonuca varıldığı anlaşılmaktadır.
İşverenin tazminattan sorumlu tutulması giderek, tazminat miktarının belirlenmesinde; (olay tarihinde yürürlükte olan) 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi ve iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinin öngördüğü önlemlerin işyerinde olup olmadığının saptanması ile mümkündür. Bunun ise, işverenin kusurlu olup olmadığı varsa kusur oranı uzman bilirkişilerce düzenlenecek kusur raporu ile tespit edileceği yönü tartışmasızdır. Oysa hâkimlik mesleğinin gerektirdiği, genel ve hukukî bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konuda bilirkişiye gitmeden bilirkişi yerine geçerek sorunun çözümlendiği açıktır.
Yapılacak iş, iş sağlığı ve güvenliği konularında uzman bilirkişilerden (olay tarihinde yürürlükte olan) 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi ve yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak rapor alınmak, alınan raporu mevcut delillerle birlikte değerlendirmek ve buna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... vekilinin sair, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'a iadesine, 13/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.