MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, 01/09/1996-.../.../2000, .../04/2007-09/07/2008 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tespitiyle 03/.../2012 tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.09.1996-........2000, ....04.2007-09.07.2008 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tespiti ile 01.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.09.1996 tarihinden itibaren ... sigortalısı olduğunun tespiti iye 01.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01.07.1997-........1997, 01.09.1999-........2000, ....06.2008-....01.2009 tarihleri arasında Kurumca ... sigortalısı olarak kabul edildiği, ....04.2007-....01.2009 tarihleri arasında ziraat odası kaydının bulunduğu ve davacının teslim ettiği ürünlerden 06.08.1996 ve 07.07.1998 tarihlerinde prim kesintisinin yapıldığı, davacının ilk tescilinin neye istinaden yapıldığı anlaşılmamaktadır.
HMK'nun 297. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bunun yanında hakim somut olayın özelliğine göre infazda duraksamaya yer bırakmayacak biçimde karar yazma durumundadır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının sigortalılık süresinin doğru olarak tespit edilip, bu tespite göre prim borcu olup olmadığı hususları da değerlendirilip çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,........2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.