MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 174.670,39 TLMaddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan... vekillerince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29/11/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar vekili Avukat...... .......ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı ....Paz. Ltd. Şti vekilinin tüm, Davacı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazasına uğrayan davacı sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Davalı ...hakkında açılan davanın reddine, Davalı..... Paz. Ltd. Şti hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 159.670,39 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; 05.01.2011 tarihinde gerçekleşen iş kazasında davacı işçinin kıyma makinesinde et çekerken elini makineye kaptırması neticesinde %47 oranında malul olduğu, davacı işçinin %20, davalı işveren şirketin % 80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık 05.01.2011 tarihli zararlandırıcı olaydan dolayı hakkında davanın reddine karar verilen davalı ... Ltd. Şti.’ nin davacıya karşı sorumluğunun doğup doğmadığı noktasında toplanmaktadır.
Çalışma hayatında işçinin asıl işverenin dışında başka işverenlere de hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında olmakla beraber esasında birbiri ile bağlantısı olan işverenlerin işlerini gördükleri de bir hakikattir. Bu gibi durumlar için Dairemizin önceki içtihatlarında da değinildiği üzere "şirketler arasında organik bağ" dan söz etmek gerekir.
Somut olaya gelinecek olursa, ticaret sicili kayıtlarına göre davalı.... Ltd. Şti ile Davalı ... Ltd. Şti arasında ortak yapısı dikkate alındığında organik bağ bulunduğu, bu kapsamda davalı şirketlerin her ikisinin de hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlulukları yoluna gidilmesi gerektiği gözden kaçırılarak yazılı şekilde davalı .. Ltd. Şti yönünden davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
3- Öte yandan manevi tazminatın takdirine ilişkin temyiz incelemesinde Gerek mülga B.K'nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacının 17 yaşında geçirdiği iş kazası nedeniyle % 47 oranında malul kaldığı dikkate alındığında, takdir edilen 15.000 TL manevi tazminat çok azdır.
Mahkemece yapılacak iş davacı lehine yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda hakkaniyete uygun manevi tazminat takdiri ile, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinden her iki davalı sorumlu tutularak karar vermekten ibarettir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ...'ne yükletilmesine, davacı yararına takdir edilen 1.350,00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 29/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.