MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacılar, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 500,00'er Tl evlilik yardımının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıların hak ettikleri evlilik yardımının davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, tensip zaptı ile, aralarında bağlantı bulunmaması nedeniyle davacı ...'in davasının tefrikine karar verildiği, davacılar vekiline tefrik işlemlerini yaptırması ve harç ve masrafları yatırması için tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta kesin süre verildiği, süresinde tefrik işlemleri yapılmadığı takdirde davacı ...'in davasından vazgeçmiş sayılacaklarının ihtar edildiği, tensip zaptı davacı vekiline 29/01/2013 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı vekilince tefrik işlemlerinin yapılmadığı gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın vazgeçme nedeniyle reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kabulü ile, 8.976,48 TL'nin 500,00 TL'si için dava tarihi olan 24/01/2013 ve 8.476,48 TL'si için ıslah tarihi olan 16/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 167. maddesi " Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder." hükmünü düzenlemiştir.
Somut olayda, davacılar kardeş olup aynı hukuki sebebe dayalı olarak dava açtıklarından hukuk güvenliği açısından verilen kararların farklı olmaması ve yine hukuk güvenliği açısından davaların birlikte görülmesi gerekirken 6100 s. HMK' nun 167. maddesi şartları da olmamasına göre mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı SGK vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine
26.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.