MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 1994-24/12/2014 tarihleri arasında çakışan sigortalılık sürelerinin dışlanarak... sigortalısı olduğuna, emekliliğe hak kazandığının tespitiyle, 6111 ve 6552 sayılı Yasa'nın hükümlerinden yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebeplere davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı Kurumun temyiz itirazlarına gelince;
2- Dava, davacının ilk prim kesintisi olan 1994 yılı ile 24.12.2014 tarihi arasında ...sigortalılığının tescili ile emekliliğine ve 6111 ve 6552 sayılı yasa hükümlerinden yararlanma hakkının saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 01/04/1995-24/12/2014 tarihleri arasında... sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,davacının emekliliğe ve emeklilik aylığı almaya hak kazandığı tespitine ilişkin talebinin prim ödemesi olmadığı için koşullar oluşmadığından bu aşamada reddine, davacının 6111 ve 6552 sayılı yasalardan yararlanma haklarının saklı tutulmasına ilişkin talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, ...’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
.... sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Somut olayda, davacının 25.12.2014 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında ...sigortalısı olarak tescil edildiği anlaşılmış olup, davacıya ait Türkiye .... tarafından davacının 1994 yılı üretiminden yapılan prim kesintisinin 19.04.1995 tarihinde kurum hesaplarına aktarıldığı, davalı kurumca davacının başvurusu üzerine prim kesintisine istinaden sigortalılığının 01.04.1995 yılına çekilebileceğinin ve 31.12.1994 tarihi itibariyle sonlandırılacağının bildirildiği, davacının Türkiye .... ile yaptığı sözleşmelere göre 1997- 2004 ( dahil) tarihleri arasında ürün teslimi bulunup prim kesintisi yapılmadığı, davacının 2004 yılı sonrasında ürün teslimi veya prim kesintisinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının 2004 yılı sonrası için prim kesintisi veya ürün teslimi bulunup bulunmadığı araştırılarak bunlara ilişkin belgeleri getirtmek, bulunmaması halinde davacının 01.04.1995- 31.12.2004 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek, bulunması halinde ise, yukarıda anlatılan ilkeler ışığında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu süreleri tespit etmekten ibarettir.
3- Davacının 25.12.2014 kurum kaşe tarihli dilekçesi ile davalı kuruma müracaat ederek 6552 sayılı kanun hükümlerinden yararlanma hakkını saklı tuttuğu anlaşılmakla süresi içerisinde başvurusu bulunduğu halde 6552 sayılı yasadan yararlanma hakkının saklı tutulması talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.