MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, yurtdışı borçlanma işlemine 31/12/1999 ve öncesi tarihler esas alınarak 5000 güne tekabül eden ve borçlandırılan miktarı ve emekli aylığının tespitine, ilk başvurduğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Davacı 5000 gün karşılığı yurt dışı borçlanmasının 31/12/1999 tarihi öncesine intibak ettirilmesini ve emekli aylığının tespiti ile ilk başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesini istemiş, 12.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile öncelikle 31/12/1999 tarihi öncesindeki çalışmalarını borçlanabileceğinin ve buna göre emekli aylığının tespiti ile ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, mahkeme aksi kanaatte olursa mevcut aylığın da yanlış hesaplandığı bilirkişi raporu ile belirlendiğinden durumun düzeltilmesini, ilk başvurduğu tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte aylığın ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı, Dairemizin 22/06/2015 tarihli 2015/11691 Esas sayılı ilamı ile “ davacının borçlanma talep dilekçesinde borçlanmak istediği süreyi belirtmediği gibi, kurum tarafından gönderilen borç tahakkuk cetvelinde belirlenmiş süreyi itirazi kayıt ileri sürmeksizin ödediği, davacının 11/01/1998-30/11/2011 tarihleri arasındaki süreyi 4/a kapsamında borçlanarak ödemesinden sonra, 4/b kapsamında hizmetinin bulunduğunun anlaşılmasına göre ,yurt dışı hizmetlerini ilk başvuru tarihindeki koşullara göre borçlanmasının mümkün olmadığı” belirtilerek bozulmuş, bozmaya uyan mahkeme tarafından bu defa davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün taraflarca temyizi üzerine, Dairemizin 04/04/2016 günlü 2016/5674 Esas sayılı kararı ile “ davacının terditli taleplerinden ilki reddedildiğine göre mahkemece davacının mevcut, bağlanan ve ödenen aylığın eksik olduğu yönündeki talebi incelenerek bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi” gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile;davacının 31/12/1999 tarihi öncesi çalışmalarını borçlanabileceğinin ve emekli aylığının tespiti ile ilk başvurduğu tarihten itibaren yasal faiziyle davacıya ödenmesi talebinin reddine ,704,74-TL. aylığın davacının ilk başvurduğu tarih olan 16/01/2013'ten itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda, davacının 3201 sayılı Yasaya göre borçlandığı tarih aralığı Sosyal Güvenlik Kurumunun kabul ettiği tarih aralığına göre dikkate alınarak, davacıya ek ödeme hariç bağlanması gereken aylığın 704,74 TL olduğu, yapılan hesaplamalara göre davacının dava tarihine kadar toplam 55,04 TL fark aylık alacağı bulunduğu hesaplanmıştır. Bilirkişi tarafından davacının 2013/5 dönemi aylık miktarının net 704,74 TL (ek ödeme, SGDP kesintisi hariç ) olduğu hesaplanmışken, bu tarihte Kurum tarafından ödenen aylığın net 691,03 TL ( ek ödeme, SGDP kesintisi hariç ) olduğu görülmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya 01/04/2013 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlandığı bildirilmiş, bağlanan aylıkları ve yapılan SGDP kesintilerini gösteren liste mahkemeye gönderilmiştir.
Mahkemece, davacıya ilk tahsis tarihinde Kurumun bağladığı aylık miktarı ile bilirkişi tarafından hesaplanan aylık arasındaki farkın nereden kaynaklandığını açıklayan, Kurum işlemlerini irdeleyen bilirkişi raporu alınarak karar verilmelidir.
Öte yandan, davacının tahsis talep tarihi 05/03/2013 olup “704,74-TL. aylığın davacının ilk başvurduğu tarih olan 16/01/2013'ten itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulması da hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy