MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi
KARAR
A) Davacının İstemi :
Davacı, davalı işyerinde 04/05/2013-15/02/2015 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
B) Davalının Cevabı :
Davalı vekili; davacının davalı işyerinde, 11/11/2014 - 25/11/2014 tarihleri arasında iki hafta kadar ve asgari ücretle çalıştığını, sigortaya bildirmek üzere evraklarını getirmemesi nedeniyle, davalı şirketin sigortasız işçi çalıştırmak istemediği için davacının işine son verdiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Feri Müdahil kurum, davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesinin Kararı ve Gerekçesi :
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, davacının davalı şirkete ait işyerinde 04/05/2013-15/02/2015 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu;
İlk derece mahkemesi kararına karşı Fer'i Müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekili ve davalı işveren vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı ve Gerekçesi :
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dosya içeriğine toplanan deliller, davacı tanıkları, komşu işyeri tanıkları ve bordro tanıklarının beyanları ile davalı işverenin tevilli ikrarı, davalılara ait olmadığı belirtilen, ancak davalı şirketin ortağına ve yine şubesine ait olan araç ile ilgili trafik cezaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya ait işyerinde tespiti istenilen sürelerde çalıştığı belirgin olduğu, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz :
Sosyal Güvenlik Kurumu, davacının yazılı resmi delille veya tanık beyanları ile davasını ispat edemediğini, bordro tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğunu, bu beyanlarla sonuca varılmasının kamu düzenine aykırılık oluşturacağını, davayla ilgisi bulunmayan ve davalı şirkete ait olmayan trafik ceza tutanaklarına dayanarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili, trafik ceza tutanaklarına konu araçların davalı şirkete ait olmadığını, tanıkların ifadelerinde birlik olmadığı, birbiri ile çeliştiği, tam tersine davalı şirketin savunmalarını desteklediğini belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
F)Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava, hizmet tespiti davasıdır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Hükümden ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararından sonra, davacı asilin davalı işyerinde 1-2 gün denenmek üzere çalıştığını, işverenin bu işe uygun olmadığını belirterek işten çıkardığını, davalı işyerinin kendisini sürekli olarak çalışmak üzere işe almadığı için duyduğu kızgınlıkla 04/05/2013-15/02/2015 tarihleri arasında çalıştığını beyan ettiğinden bahisle davayı takip etmek istemediği için dosyanın işlemden kaldırılması talebine havi dilekçesinin, 17/08/2018 tarih 2018/2702 Muh. sayı ile, kimlik tespiti yapılmadan, dosyaya girdiği görülmektedir.
Hükümden ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararından sonra ortaya çıkan bu durum karşısında yapılacak iş, dosyaya sunulan 17/08/2018 tarihli dilekçenin ve altındaki imzanın davacı asile ait olmadığı, davacının bu dilekçeyi serbest iradesi ile verip vermediği, davacıya sorularak, davalı işyerinde hangi tarihler arasında çalıştığı ve dava dilekçesi ile çelişen 17/08/2018 tarihli dilekçe içeriği davacıya açıklattırılarak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı vekili ve feri müdahil vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabul edilmesi ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı kaldırılması, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.
H) Sonuç :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
14/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.