MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde asgari ücretle geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı SGK vekilinin tüm, davacının ise sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının davalı şahıs nezdinde hayvan bakıcısı olarak 01/12/2009 - 10/10/2012 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesine ilişkindir.
Dairemiz 24/04/2017 tarih 2016/101 E ve 2017/3452 K sayılı bozma ilamı sonrası Mahkemece bozma öncesi ile aynı karar verilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 15/10/2011-30/11/2011 tarihleri ile 01/06/2012-15/08/2012 tarihleri arasında davalıya ait ... ilçesi ... köyünde kurulu SGK ya tescil edilmemiş çiftlik işyerinde hizmet akdine dayalı olarak ve asgari ücret seviyesinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine” dair hüküm kurulmuşsa da varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/9/1999 gün 1999/21-510-527, 30/6/1999 gün 1999/21-549-555- 3/11/2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya ait hizmet cetvelinde 01/12/2009-10/10/2012 tarihleri arasında, davalı şahıs tarafından davacı adına herhangi bir hizmet bildiriminde bulunulmadığı, işe giriş bildirgesinin mevcut olmadığı, davacının kendi imzasının bulunduğu değişik firmalara ait teslim fişlerinin mevcut olduğu, çiftlik işyerininin bulunduğu köyde oturan, çiftlikte çalışan ve davacının komşusu olan tanıkların da dinlenmiş olduğu, Dairemiz 24/04/2017 tarih 2016/101 E ve 2017/3452 K sayılı bozma ilamı sonrası işyerinin bağlı olduğu muhtar, azalar ve hayvanlara bakan veterinerin dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, bozma sonrası dinlenen tanık beyanları, dosyadaki teslim fişleri dikkate alınmadan hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Hükümde reddedilen dönem yönünden; davacının çalışmalarının başlangıç ve bitiş tarihleri duraksamaya yer vermeyecek nitelikte açık olmadığı gerekçesine dayandırılması hatalıdır. Teslim fişlerinin ilk başlangıç tarihi davacının çalışmasının başlangıcına dayanaktır. Ayrıca davalı şahsın merkezdeki işyerinden 01/06/2012-06/08/2012 tarihleri arasında çalışması olan fakat çiftlikte çalışan ...’in eşi ...’in ifadesinde davacının kendilerinden önce çiftlikte çalıştığı ve işten çıktıklarında da çalışmaya devam ettiği ifadeleri, muhtar ile azaların çalışmayı doğrulayan ifadeleri dikkate alındığında davacının talep tarihi sonuna kadar çalıştığına işarettir. Davalı işyerindeki hayvanlara bakan veterinerin her geldiğinde davacının hayvanları tutmak için orada bulunduğunu beyan etmesi de yevmiyeli çalışma iddiaları karşısında hayatın olağan akışına aykırıdır. Hükümde ifadeleri dayanak gösterilen kahyanın ise davalı işyerinden 2013 yılına kadar bildirimi olmadığı resen işyeri kaydı açıldıktan sonra bildirimi başladığı işyeri kaydı açılana kadar ek 5 tarım ve bağkur kapsamında sigortalı olduğundan bordro tanığı gibi değerlendirilmesi de hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyadaki teslim fişi başlangıç tarihi olan 14/05/2011 tarihinden talep tarihi sonuna kadar çalışma tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
21/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy