MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, geçici 17. madde kapsamında borcunun 16.108,60TL. olduğunun tespitine, fazladan yapılan ödemelerin iadesine, talep tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının geçici 17. madde kapsamında borcunun 16.108 TL olduğunun tespiti ile fazladan yapılan ödemelerin iadesi, eğer borç 28.387 TL olarak belirlenirse davacının iyi niyetli ve parayı yatırdığı hususuda dikkate alınarak talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile "1-Davacının davasının KABULÜ ile ;
a)- Davacının kuruma başvuru tarihi olan 26.05.2011 tarihini takip eden ay başından itibaren emekliliğe hak kazandığının TESPİTİNE, Aksine kurum işleminin İPTALİNE,
b)-Davacının ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile birlikte ÖDENMESİNE,
c)-Davacının başvuru tarihinde borcunun 28.287,60 TL olduğunun TESPİTİNE,
d)-Davacının fazla ödemesi olan 5.804,40 TL nin davacıya İADESİNE, " karar verilmiştir.
Somut olayda, davanın kısmen kabulüne karar verilmekle davalı kurum temyizi üzerine Dairemizin 22/02/2016 tarihli 2015/20827 E. 2016/2563 K. Sayılı ilamı ile " Yapılacak iş, davacının 6111 sayılı Yasadan faydalanmak için 26/05/2011 tarihli müracaatı geçerli kabul edilip, bu tarih itibariyle ne kadar borcu olduğunu Kurumdan sormak, yaptığı ödemelerin borcu karşılayıp karşılamadığını ve fazla ödemesi bulunup bulunmadığını belirleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile hükmün bozulduğu, mahkemece bu kez 08/11/2016 tarihinde tekrar davanın kısmen kabulü ile hükümde yazıldığı şekilde karar verilmiş ise de kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemizin 07/12/2017 tarihli 2017/642 E, 2017/10205 K. sayılı ilamı ile " Somut olayda, bozmadan sonra Kurumdan alınan yazıda bildirilen prim borcunun davacının 13/05/2008-20/03/2010 tarihleri arasındaki sigortalılığına ilişkin olduğu, bozma ilamında belirlenmesi gerektiği bildirilen borcun ise 26/05/2011 tarihli başvurusuna göre ihya ve yapılandırma borcuna yönelik olduğu, Kurumdan alınan cevabın bozma ilamında belirtilen hususu karşılamadığı ve bu haliyle bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının 6111 sayılı Yasadan faydalanmak için 26/05/2011 tarihli müracaatı geçerli kabul edilip, bu tarih itibariyle ihya ve yapılandırma kapsamında ne kadar borcu olduğunu Kurumdan sormak, banka aracılığıyla yaptığı ödeme de dahil olmak üzere yaptığı ödemelerin borcu karşılayıp karşılamadığını ve fazla ödemesi bulunup bulunmadığını belirleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına yönelik talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden talebinin Kurumca değerlendirilmesine yönelik hüküm kurulması da hatalı olmuştur." gerekçesiyle hükmün bozulduğu, bozma ilamı sonrası mahkemece davalı kurum tarafından davacının 6111 s.k. kapsamındaki başvuru ve ödemelerine ilişkin daha önce dosya kapsamında bulunan bir takım belgelerin tekrar gönderildiği, bu belgelere istinaden bilirkişiden rapor alındığı, ancak daha önceki iki bozma ilamında da belirtildiği halde yine bozma gereği doğrultusunda araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozma ilamının gereği yerine getirilmemiş, işe giriş bildirgesinin verildiği tarihin davacının sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Buna göre Mahkemece yapılacak iş; uyulmasına karar verilen Dairemizin 07/12/2017 tarihli 2017/642 E, 2017/10205 K. sayılı ilamında belirtilen şekilde araştırma yapmak ve davalı kurum lehine usuli oluşan kazanılmış hakları da gözeterek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de, davacının borcu 28.287,60 TL kabul edildiğinde buna göre daha önce ödediği primlerin karşıladığı süreye göre yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ve eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.