MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALI-KARŞI DAVACI: ... Vek. Av. ...
Davacı-Karşı Davalı Kurum, 01/01/1993-18/03/2002 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların tahsiline yönelik davalının takibe yaptığı itirazın iptaliyle, %40 icra inkar tazminatın hükmedilmesine;
Davalı-Karşı Davacı ise, kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına karar verildiğinden ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiz ve % 40 icra inkar tazminatı ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, her iki davanında kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı SGK Başkanlığı, davalının(karşı davacı) 2147 ve 3201 sayılı Yasa uyarınca yapılan borçlanma nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının, yurt dışı çalışmasının devam etmesi nedeniyle iptal edildiğini, 01/01/1993-18/03/2002 arasında yersiz ödenen aylıkların tahsiline yönelik takibe geçildiğini, ancak davalının bu takibe itiraz ettiğini bildirerek davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, karşı davacı sigortalı ise; aylıkların yeniden bağlanmasına karar verildiğinden, ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yürütülecek yasal faizi ve %40 icra inkar tazminatı ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece davacı SGK’nın davasının kısmen kabulüne, karşı davanın kabulü ile 17/12/2001-17/02/2004 tarihleri arasındaki aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren faizi ile birlikte davalı SGK’dan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 10/09/1965-13/03/1980 tarihleri arasında yurt dışında geçen 5340 gün hizmetini 2147 sayılı Yasa'ya göre, 01/04/1980-31/12/1990 tarihleri arasında yurt dışında geçen 3870 günlük hizmetini 3201 sayılı Yasa'ya göre borçlanarak borçlanma bedelini ödediği, 30/12/1992 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebi üzerine davalı Kurumca, 01/01/1993 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumun 26/02/2002 tarihli işlemi ile davacının 01/01/1992-30/11/2001 tarihleri arasında Almanya’da işsizlik yardımı aldığı gerekçesiyle aylığının baştan iptal edildiği ve 01/01/1993-18/03/2002 tarihleri arası için yersiz ödenen aylıklar için gecikme zammı dahil 17.092,09 TL olarak çıkarılan
borç için ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2002/3922 Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiği ve karşı davacının itirazı ile takibin durduğu, ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2004/443 Esas 2004/559 kararı sayılı dosyasında karşı davacı ... tarafından Kurum aleyhine açılan davada mahkemenin; davanın kabulü ile davacının 3201 sayılı yasaya göre yaptığı borçlanma işleminin geçerli olduğunun tespitine, yurda kesin dönüş tarihi olan 01/12/2001 tarihinden itibaren 2147 sayılı ve 3201 sayılı Yasa'ya göre yaptığı borçlanma dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin, ayrıca şimdiki gibi 30/12/1992 tarihli tahsis talebine istinaden sadece 2147 sayılı Yasa'ya göre yaptığı borçlanması dikkate alınarak 01/01/1993 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verildiği kararın Dairemizin 07/10/2004 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, kurumun yazısına göre davacıya 01/12/2001 tarihi itibariyle yeniden aylık bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Dairemiz 25/01/2010 tarih 2009/561 E ve 2010/565 K sayılı bozma ilamında ve 08/04/2014 tarihli 2013/16437 E ve 2014/7250 K sayılı bozma ilamında karşı dava ile ilgili “davacıya 01/12/2001- 18/03/2002 tarihleri arasındaki döneme ilişkin aylıkların 2147 ve 3201 sayılı Yasa'ya göre yaptığı borçlanma gözetilerek ödendiği” belirtilmiş olup bu durum gözetilerek karar verilmesi gerektiği; yani bozmada 01/12/2001 tarihinden başlamak yerine 18/03/2002 tarihinden sonra dava tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen, mahkemece görevlendirilen bilirkişilerden iki kez alınan raporda da karşı dava ile ilgili hesaplama yapılmamış olup, mahkemece de karşı dava ile ilgili bozmaya uyulduğu halde bozmadaki belirtilen husus dikkate alınmadan bozma öncesi ile aynı hüküm kurulmuştur.
Ayrıca dosyadaki mevcut davalı Kurum 23/05/2007 tarihli yazısında, sigortalıya önceden ödenen aylıklar ile 2147 s. yasaya göre bağlanması gereken aylıklar belirlenmiş fark aylıklara faiz uygulanarak sigortalıya 13.610,33 TL borç kaydedilmiş ve sigortalının borcu 01/12/2001 tarihi itibariyle bağlanan aylıklarından kesilmiş” olduğu dikkate alınmadan davalı-karşı davacı şahsın takas mahsup talebi değerlendirilmeden karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; karşı dava ile ilgili yukarıda belirtilen, davacıya en son aylık ödemesinin yapıldığı tarihten karşı dava tarihine kadar olan birikmiş aylıkları bilirkişiye hesaplattırmak, kurumdan davalı-karşı davacı şahıs ve kurumun işbu dava konusu ilgili birbirlerine yaptıkları ödemeleri talep etmek, tüm bu eksikleri giderdikten sonra alanında davacının takas mahsup talebi gözetilerek uzman bilirkişi veya bilirkişilere hesap yaptırarak tarafların birbirlerinden olan alacak-borç durumunu denetime elverişli rapor alarak ortaya koymak, davaların konusuz kalıp kalmadığını da değerlendirerek sonuca gitmekten ibarettir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı karşı davacıya iadesine, 14/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.