MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi
A)Davacı İstemi: Davacı, 5540 gün hizmetinin bulunup prim borcu bulunmadığını belirterek 03/02/2014 tarihli yaşlılık aylığı talebini reddeden kurum işleminin iptali ile aylık almaya hak kazandığının tespiti, 16/02/2015 tarihinden itibaren birikmiş aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabı: davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı : " ... Dosya kapsamına göre, davacının 01/05/1998 tarihleri arasındaki tevkifata yönelik tescili kabul edildiği, bunun dışındaki sunulan tevkifatlara yönelik kurum hesabına davacı adına girmiş tevkifat bulunmadığı, tanıklarda ... isimli Tüccara ürünlerini sattığını bildirdiği, 2008 yılında yapmış olduğu kira sözleşmesi eşinin yeri olup 2000 m2 olduğu, 01/09/2008 tarihinde zorunlu tarım sigortalısı yapılmış olup yapılandırma döneminin kısa olması nedeniyle sunulan belgelerin doğru çıkmaması halinde sorumluluğu kabul ettiği, kurum hizmet verdiği tevkifatların davacıya ait olduğunun ispat edilmemesi nedeniyle hizmet terkinde bulunduğu, yapılan işleminde yasalara uygun olduğu anlaşılmaktadır. Davacının sigortlalılık iradesini yansıtan 01/01/1999-01/09/2008 tarihinde arasında bir ödemesinin de bulunmadığından sigortalı olarak kabulü mümkün olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
İstinaf Başvurusu ; Davacı, 1998 tarihli müstahsil makbuzunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacının taahhütte bulunduğu belgelerin aidiyetini ispatladığı, 13/2/2015 tarihli ekstresinde 15 yıl sigortalılığı ve prim borcu olmadığının göründüğü, davacının yaptığı ödemelerin en azından isteğe bağlı bağkur kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının tahsil ettiği bu primleri yıllarca kullandığı ve resen dikkate alınacak nedenlerle davanın kararına dair kararın bozulmasını talep etmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
E)Temyiz:
Davacı vekili: İstinaf talebindeki aynı gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Davacının talebi, kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı talebine ilişkindir. Kurum işleminin iptaline dair talebinin içerisinde kurumun sigortalılık iptal işleminin de olduğu şeklinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacının 2926 sayılı Kanun sigortalılık süresinde ihtilaf olup öncelikle bunun karara bağlanması gerekmektedir.
Mahkemece hükümde yazıldığı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmakla Bölge Adliye Mahkemesince karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 27/08/2008 tarihli bildirgesine göre 2926 sayılı Kanun sigortalılığının 01/09/2008 tarihinden itibaren başlatıldığı, davacının sunduğu 1998/4, 1999,2000,2003,2006 ve 2007 yıllarına ait prim kesintilerine istinaden sigortalılığı bu kez 01/05/1998 tarihinden itibaren başlatılıp 20/09/2013 tarihine kadar kesintisiz tarım bağkur sigortalısı kabul edildiği, bu döneme ilişkin prim borcunu ödediğinden 03/02/2014 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, ancak davalı kurumca davacının 1998/4. aya ait prim kesintisine istinaden sadece 01/05/1998- 31/12/1998 ve 01/09/2008- 20/09/2013 tarihleri arasında 2926 sayılı kanun sigortalısı kabul edildiği, prim gün sayısı yeterli olmadığından tahsis talebinin reddedildiği, diğer müstahsil faturalarına ilişkin ise tevkifat listeleri ile kurum hesaplarına geçip geçmediğinin araştırıldığı, mahkemece davacının ziraat oda kaydı ve taşınmaz kayıtlarının istendiği, Gazipaşa nüfusuna kayıtlı ... isimli kişilerin dinlendiği, ancak tanıklara davacının sunduğu tevkifatların kendilerine ait olup olmadığının sorulmadığı, anlaşılmaktadır.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davalarında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması ya da ürün tesliminin olması tek başına davanın kabulü için yeterli değildir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti için öncelikle bir prim kesintisinin (tevkifat) bulunması gerekir. Yine bu prim kesintisini (tevkifatı) takip eden yıllarda, tarımsal faaliyete ilişkin olarak, hangi tarımsal ürünlerin yetiştirildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği, bu ürünlerden prim kesintisinin yapılıp yapılmadığı gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir.
Öte yandan ilk prim kesintisini izleyen yıllarda, prim kesintisi (tevkifat) veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilip, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının kurum işlemi iptal talebinin içerisinde kurumun sigortalılık iptal işlemi de bulunduğu gözetilmeksizin davacının kuruma sunduğu 1999,2000, 2003,2006 ve 2007 yıllarına ait tevkifatların davacıya ait olup olmadığı araştırılmadan ve davacının bu tefkifatlara göre tarım bağkur sigortalılık süreleri belirlenmeden yaşlılık aylığını değerlendirmek hatalıdır.
Yapılacak iş, söz konusu tevkifatların davalı Kuruma yatırılıp yatırılmadığını, bu tevkifatlara istinaden davacıdan başka bir ... hakkında sigortalılık kazandırıp kazandırmadığını davalı Kurumdan sormak, davacının ikamet ettiği köyde ve tevkifatlarda belirtilen adreslerde bilgisi olanların, ilgili dönemin muhtar ve azalarının beyanlarını almak, müstahsil makbuzlarını düzenleyen şirket yetkililerinin ifadelerine başvurmak, ilgili nüfus müdürlüğü aracılığı ile davacı ile aynı kimlik bilgilerine sahip olanları araştırmak, söz konusu şirketlere ürün teslim edip etmediklerine ilişkin beyanlarını almak, gerektiği takdirde ilgisi olduğu anlaşılan kişi ya da kişilerin usulüne uygun olarak davaya dahil edilmeleri için davacıya süre vermek, savunmalarını almak ve delillerini ibraz etmelerini sağlamak, söz konusu müstahsil listelerindeki tevkifatların davacıya ait olup olmadığı hiç bir kuşku ve duraksamaya mahal vermeyecek şekilde ortaya koyulduktan sonra davacıya ait başkaca prim kesintisi veya ürün teslimi olup olmadığını araştırmak ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığı altında prim kesintisi (tevkifat) veya ürün teslimi bulunan yıllar arasında iki yıla kadar olan sürenin makul olduğu dikkate alınarak davacının 2926 sayılı kanun sigortalılık süreleri belirlendikten sonra yaşlılık aylığı koşullarını değerlendirmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı KALDIRILMASI, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.
G)SONUÇ :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.