MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1985-2013 tarihleri arasında SSK ve Bağkur'da geçen sigortalılık sürelerinin 5281 gün olarak tepitine, hizmetlerinin birleştirilerek 2013 yılı Nisan ayı itibariyle emeklilik aylığı almaya hak kazandığına, ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Davacı, 1985-2013 tarihleri arasında SSK ve Bağ Kur’da geçen sigortalılık sürelerinin 5281 gün olarak tespiti ile hizmetlerinin birleştirilerek 2013 yılı Nisan ayı itibariyle emekli maaşı bağlanmasını ,aylıkların faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,davacının 15.04.2013 tarihli tahsis talebine istinaden talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2013 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi kurumun işleminin iptaline,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 07.10.1957 doğumlu davacının, 01.01.1987 tarihinden itibaren devam eden ziraat odası kaydı bulunduğu,01.07.1997 itibariyle tevkifata istinaden 2926 sayılı Yasaya göre tescili yapılarak 31.08.1997 de sigortalılığının durdurulduğu, durdurulan sigortalılık süreleri ile ilgili Ek 17 ihya borçlanması isteminde bulunduğu ve 01.07.2011 tarihinde 2640 gün karşılığı ödeme yaptığı, 15.04.2013 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu , 05.11.2013 tarihli denetim raporuna göre ziraat odası kaydının usulüne uygun tutulmadığı gerekçesiyle ihya kapsamındaki tarım bağ kur sigortalılığının geçersiz sayıldığı, askerlik borçlanması talebinin bulunduğu,ancak ödeme yapmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemenin 03.12.2015 tarihli 2013/537 Esas sayılı kararı ile davacının 01.01.2007 tarihinden 4/a kapsamında sigortalılığının başladığı 01.07.2009 dönemine kadar 900 gün tarım sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, aylık bağlanması isteminin reddine karar verildiği, Dairemizin 05.06.2017 günlü 2016/2537 Esas, 2017/4821 Karar sayılı ilamı ile “davacının talebinin ve dava ile ulaşmak istediği sonucun bağ kur ve SSK sigortalılık sürelerinin tespit edilerek yaşlılık aylığı bağlanmasına yönelik olduğu anlaşılmakla 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı yasanın 58.maddesiyle 5510 sayılı kanuna eklenen geçici 54.madde gereği 01.07.2011 tarihli ihya borçlanması ile sağlanan 2640 gün tarım bağ kur sigortalılığının geçerli olduğunun kabul edilmesi gerekirken ,davacının talebinin 2007-2009 yılları arasında bağkurlu olduğunun tespiti şeklinde dar yorumlanarak sadece bu sürede sigortalılığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece yapılacak iş, 6552 SY 58.maddesi ile eklenen geçici 54.madde gereği ihya edilen 2926 SY kapsamındaki 01.09.1997-31.12.2004 tarihleri arası 2640 gün sigortalılığını kabul ederek yaşlılık aylığı koşullarını buna göre değerlendirmek,davacının 1479 sayılı yasa, 2926 sayılı Yasa ve 506 sayılı Yasa kapsamında çakışan sigortalılık sürelerini de aylık bağlanmasına esas hizmetlerini belirlerken dikkate almak,sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir.” denilerek mahkeme kararının bozulduğu görülmektedir.
Bozmaya uyan mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının 01.07.1997- 31.12.2004 arası ihya ödemesi nedeniyle 2926 SY kapsamında sigortalı sayılması ve tahsis talebini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği kanaati bildirilmiş ve mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 09.09.1994 -18.10.1996 tarihleri arasında kalan 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı ile çakışan 02.01.1995 - 30.04.1995 tarihleri arasındaki 64 gün 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresinin ve 01.07.1997-31.12.2004 tarihleri arasını kapsayan 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı ile çakışan 01.12.1998-31.12.1998 arası 30 gün 506 sayılı Yasa kapsamındaki süresininin, prim ödeme gün sayısına dahil edildiği, buna göre , toplam prim ödeme gün sayısının 5251 gün olarak hesapladığı ve davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının belirtildiği görülmektedir. Ancak çakışan süreler dahil edilmediğinde, davacının prim ödeme gün sayısı 5157 gün olup 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B maddesi e bendi gereği 5225 prim ödeme günü olmadığından aylık koşullarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tahsis talep tarihi olan 15.04.2013 tarihinde davacı 59 yaşını tamamlamadığından 506 sayılı Yasanın Geçici 81/C-d maddesine göre de aylığa hak kazanamamaktadır.
Öte yandan, davacının 2005/1 dönemde 1061422 sicil sayılı işyerinden bildirilen 30 gün hizmeti ,hizmet cetvellerinde gözüktüğü halde Kurumun tahsis servisinin hizmet istemine ilişkin 24.06.2013 tarihli yazısında prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edilmemiştir. Gerekçesi belirtilmediğinden denetlenememişse de bu 30 günlük prim ödeme gün sayısı dahil edilmediğinde davacının 2829 sayılı Kanuna göre son 7 yıl içerisinde en fazla prim gün sayısı (son 1260 gün) 506 sayılı Yasa kapsamında olmadığından bu durumda da 506 sayılı Yasaya göre aylık bağlama koşulları bulunmayacaktır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olup "çakışan sigortalılık" olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması başka bir ifade ile zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını kabul etmeyip sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır, zira Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir.
Sonuç olarak, davacının 6552 sayılı Yasanın 58.maddesi ile eklenen geçici 54.madde gereği, ihya edilen 01.09.1997-31.12.2004 tarihleri arası 2926 sayılı Yasa kapsamındaki 2640 gün sigortalılığının geçerli olduğu, ancak, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı ile çakışan 02.01.1995 - 30.04.1995 tarihleri arası 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalılığının ve 2926 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılığı ile çakışan 01.12.1998-31.12.1998 tarihleri arası 506 sayılı Yasa kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının prim ödeme gün sayısına dahil edilemeyeceği, böylece mahkemece karar altına alınan şekilde 506 sayılı Yasanın geçici 81 /B maddesine göre yaşlılık aylığı koşulları bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy