MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : 20. İş Mahkemesi
A)Davacı İstemi:
Davacı, 16/04/2007 tarihinden itibaren Bağ-Kur’luluk halinin sona erdirilmesine ve primlerinin geri ödenmemesine yönelik Kurum işleminin iptal edilerek ödediği primlerin sigortalılık süresine eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabı:
Davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
“ ... Davanın kabulü ile davacının BAĞ-KUR hizmetlerini yapılandırarak primlerini ödediği 01/05/2006-26/06/2012 tarihleri arasındaki 17/07/2007-26/06/2012 döneminde davacının 4/a kapsamında bulunan sürelerde primi ödenmiş 583 iş günü kısmi sigortalılık süresinin 30 gün üzerinden ödenen 4/a kapsamındaki hizmetlerden sayılarak bu sürenin 2926 sayılı BAĞ-KUR'lu hizmetlerinden düşülerek ve bu sürenin karşıladığı BAĞ-KUR prim miktarının davacıya iadesine, ” karar vermiştir.
İstinaf Başvurusu;
Davalı kurum vekili; kurum işleminin yerinde olduğu ve re' sen dikkate alınacak nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince “ ... Davacının 01.05.2006 - 16.04.2007 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılığı, 17.04.2007-31.05.2008 tarihleri arasında ayda 5'er gün olmak üzere 506 sayılı Kanun kapsamında kısmi zamanlı hizmetinin ve 21.08.2008 tarihinden itibaren de tam zamanlı olarak 506 sayılı Kanun kapsamında hizmeti bulunmakta olup uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesine göre 16.04.2007 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığı sona erdiği gibi, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 53'üncü maddesine göre önceden başlayan ve kesintisiz devam eden 4/1-(a) bendi kapsamındaki çalışması nedeniyle 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı kabul edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, davacının 17.04.2007-26.06.2012 tarihleri arasında hem 506 sayılı Kanun hem de 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılarak ayda 30 gün üzerinden sigortalı sayılması mümkün değildir.” gerekçesiyle “ Davanın reddine,” karar verilmiştir.
E)Temyiz:
Davacı vekili; Davacının SSK hizmetleri dışındaki sürelerde bağkur sigortalısı olup bu sürelerin 360 güne tamamlanması gerektiği, 6111 sayılı Kanun gereği borcunu yapılandırıp ödediği, aksinin Anayasa hukukunda yer alan Hukuk Güvenliği ilkesine de aykırı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Davacı,16/04/2007 tarihinden itibaren Bağ-Kur’luluk halinin sona erdirilmesine ve primlerinin geri ödenmemesine yönelik Kurum işleminin iptal edilerek ödediği primlerin sigortalılık süresine eklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanının kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince ise, yerel mahkemenin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01/05/2006 tarihli giriş bildirgesi ile tarımsal faaliyeti nedeniyle aynı tarih itibariyle 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, davacının 5510 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihine kadar kısa süreli 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalarının bulunduğu, 17/04/2007-31/05/2008 tarihleri arasında ayda 5' er gün, 21/08/2008-2008/11. ay, 23/08/2010-05/11/2010, 15/02/2011-11/12/2011 tarihleri arasında kesintisiz ve yine 12/12/2011 tarihinden itibaren ayda ortalama 8' er günden 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 6111 sayılı kanun borçlanma talebi ile tahsis talep tarihi olan 24/02/2012 tarihine kadar olan ( 5 yıl 9 ay 28 gün) kesintisiz tarım bağ-kur hizmet süresini borçlanıp kısmi ödeme yaptığı ve yapılandırmadan ödediği kadarıyla faydalandırıldığı, tahsis talebi sonrası davacının 17/04/2007 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı nedeniyle davalı Kurumca 17/04/2007 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri, Tarım Bağ-Kur sigortalısının kısa süreli olarak SSK’na tabi çalışmasının tarım faaliyetinin devamına engel olmayacağı ve dolayısıyla bu hizmetler dışında tarım faaliyetinin kanıtlanması durumunda sigortalığın devam ettiğinin kabulü gerekeceği yönündedir.
2926 sayılı Yasa'nın 10. maddesine göre " sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin,tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği ve...Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır." Bu kayıtlar tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesidir.
Öte yandan, 01/10/2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasa uyarınca, Tarım Bağ-Kur sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım Bağ-Kur sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 2926 sayılı Yasa'nın 5 ve 6.maddelerine göre tarım Bağ-Kur sigortalılığının 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların başlamasından bir gün önce sona ereceğinin ve bu çalışmaların sona ermesinden bir gün sonra başlayacağının gözönünde bulundurulması gerekir.
01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 17/04/2008 tarihli 5754 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile değiştirilen " Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi" başlıklı 53/1 maddesi; " Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı ” hususunu düzenlemiş olmakla, önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanımıştır.
Ancak 5510 sayılı Yasanın 53/1. maddesi 01/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilerek (b) bendi -2926 sayılı Yasa- kapsamındaki sigortalılık ile (a) bendi -506 sayılı Yasa- kapsamında sigortalılığın çakışması halinde (a) bendi kapsamındaki sigortalılığa geçerlilik tanınacağı şeklinde bir düzenleme getirilmiş olup, yasanın ilk halinde önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanıyan 53/1. maddesi, 01/03/2011 tarihinde değiştirilerek, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalara geçerlilik tanınacağı şeklinde değiştirilmiş ve 6111 sayılı Yasanın Geçici 33. maddesi ile de bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı ayrıca hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları kısa süreli olduğundan 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları dışlanmak suretiyle 17/04/2007 tarihinden 01/10/2008 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğununu kabulü gerektiği, yukarıda özetlenen yasal mevzuat gereği 5510 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi olan 01/10/2008 tarihi ile 6111 sayılı Yasa'nın yürülük tarihi olan 01/03/2011 tarihine kadar önceden başlayıp devam eden sigortalılığın geçerli olacağı, 01/03/2011 tarihinden sonrası için de 5510 sayılı Kanun 53. maddesinin dikkate alınması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy