MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi
KARAR
A)Davacı İstemi;
Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle müvekkilinin iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
B)Davalıların Cevapları;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelmesinde tamamen davacının kusurlu olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen miktarların fahiş olduğunu, iş kazası meydana geldikten sonra müvekkili tarafından advacının tedavisinin yaptırılarak bütün giderlerinin karkşılanıdğını savunarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 99.289,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bununda dışında kalan fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair karar verilmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;
İlk Derece Mahkemesinin taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin ise manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacı lehine 99.289,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
E) Temyiz Nedenleri,
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, takdir edilen manevi tazminatın az olduğuna işaretle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacı tarafın iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin gerekli eğitimler almasına, aynı makinayı sürekli kullanmasına, işyerinde uyarı levhaları ile hatırlatmalar yapılmasına ve makinayı durdurabilecek imdat butonlarının bulunmasına rağmen; davacı-taraf gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek butonları kullanarak makinayı durdurma imkanı varken aksi yönde davranarak kazanın vuku bulmasında tamamen kusurlu olduğu, kaza görüntülerinin bulunduğu CD kaydının incelenmediği, keşifte de makine üzerinde durdurma tertibatının bulunduğunun tespit edildiği, buna rağmen kusura dair bilirkişi raporları arasındaki çelişki dikkate alınmadan hüküm kurulduğu, ceza dosyasının dikkate alınmadığı, davacının %34 oranında maluliyet durumunun olmadığı halen başka işyerinde çalışmakta olduğu, takdir edilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğuna işaretle kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, ve temyiz eden tarafların temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine;
2- Dava, sigortalının iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacının davalı şirket tarafından işletilen işyerinde kauçuk hamur makinesinde çalışırken 16/04/2013 tarihinde elinin hamura yapışması ve merdanelere sağ elini kaptırması neticesinde kaza geçirdiği, SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği ve sürekli iş göremezlik oranının Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3. İhtisas kurulunun birbirini doğrulayan raporlarına göre %34 olarak kesinleştiği, hükme esas alınan kusur raporunda olayın gerçekleşmesinde davalı işveren %75, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hesap bilirkişiden alınan 26/11/2017 tarihli hesap raporunda davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmı tenzil edilmeksizin maddi tazminat alacağının 129.526,46 TL olarak tespit edildiği, davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının tenzili için bilirkişiden alınan 19/02/2018 tarihli ek raporda maddi tazminat alacağının 99.289,42 TL olarak belirlendiği davacının bu rapor doğrultusunda maddi tazminat alacağını ıslah ettiği mahkemece de maddi tazminat olarak bu miktara hükmedildiği anlaşılmıştır.
Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı).
Somut olayda; davacının maddi tazminat alacağının tespiti için hesap bilirkişiden alınan 26/11/2017 tarihli hesap raporunda bilinen hesap devresinin 31/12/2017 tarihi esas alınmak suretiyle belirlendiği, ancak davacıya %34 oranındaki maluliyet oranı üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin bilinmemesi nedeniyle bu gelirin rücuya kabil kısmı tenzil edilmeksizin tazminat alacağının 129.526,46 TL olarak tespit edildiği, davacı vekilinin bu rapora karşı bir itirazda bulunmadığı, o halde davalı lehine bu hesaptaki veriler yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu ve maddi zarar tavanının belirlendiği açıktır.
O halde mahkemece 26/11/2017 tarihli hesap raporunda tespit edilen tazminat miktarından %34 oranındaki maluliyet oranı üzerinden davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmı tenzil edilerek, davacının maddi tazminat alacağının belirlenmesi gerekirken; davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde bilinen hesap devresinin 31/12/2018 tarihine çekildiği 19/02/2018 tarihli ek hesap raporuna itibarla karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının davalı ... Lastik Otomotiv'e iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.